|
Kendi bünyesinde barındırdığı deneyimli ekibi ile
sizlere en iyi şekilde hizmet vermektedir.
-
Spinal Cerrahi : (Omurga-Omurilik Cerrahisi)
Boyun ve bel fıtıklarının mikrocerrahisi omurga
kaymaları, omurganın yapısal bozuklukları gibi
hastalıklarda Nöro-Ortopedik yaklaşımlar
-
Periferik Sinir (Çevre sinirleri) Cerrahisi:
Kol-bacaklar ya da yüz gibi çevre organlara
dağılan sinirlerin mikrocerrahisi
-
Pediatrik (Çocukluk çağı): Doğmalık beyin ve
omurilik anomalileri , hidrosefali çocukluk çağı
tümör ve damarsal beyin hastalıklarının micro
cerrahisi
BEL FITIĞI
Bel
bölgesinde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak
yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri
sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha
sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak
istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye
rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı
etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan
hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün
hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski
yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen
vakalardaysa, ağrılar ve felçler kalıcı
olmaktadır.
NORMAL OMURGA YAPISI
Vücut ağırlığının 2/3 kadarına taşıma görevi
görür. Bu zorlu görevi sadece omur ve yastıkçık
dediğimiz kemik ve kıkırdak sistemiyle değil,
bunlar arasındaki bağ dokusu, sırt adeleleri ve
karın adelelerinin gücüyle sağlar. Beş adet bel
omuru bulunur. Kafa tabanından, kuyruk sokumuna
kadar devam eden kemik sistemine omurga denir.
Omurga Yastıkçık (disk) dediğimiz kıkırdaklarla
birbirine bağlanmış omur cisimciklerinden meydana
gelir. Bu karmaşık yapının ortasında omurilik
bulunur ve beyinden gelen emirleri , sinirler
vasıtasıyla çevre organlara iletir. Omurga aynı
zamanda gövdenin dik durmasını sağlayan kemik
sistemidir. İntervertebral disk dediğimiz yapı,
kısaca omurgalar arası yastıkçık olarak
adlandırılır. Omurgalar arası bir eklem olması
yanında, omurgalara binen yükü emici göreve
sahiptir. Yapısına baktığımızda 3 ayrı kısma
ayrıldığını görürüz:
1-Kıkırdak doku: Alt ve üst omurgalara
bütünüyle yaslanan ve tüm omurga genişliğindeki
kıkırdak yapıdır. Her iki omurga arasındaki
çekirdek kısmı sınırlar.
2-Bağ dokusu (anulus ): Ortadaki çekirdek
kısmı çepeçevre saran kuvvetli bir yapıdır. Bu
elastik bağ dokusu omurganın ön kısmında en
kuvvetli, omurilik ve sinirlerin yer aldığı arka
kısım ve özellikle yanlarda daha zayıftır.
3-Çekirdek kısım (nukleus): Jelatin
kıvamında , su içeriği fazla bir yapıdır.
Çevresini saran elastik bağ dokusuyla birlikte,
omurgaya binen basıncı karşılar. Çekirdek
dediğimiz kısmın , bağ dokusu dediğimiz elastik
kısmı yırtarak, omurilik kanalı ve sinir köklerine
bası yapacak tarzda yırtılmasına bel fıtığı
diyoruz. Bu yırtılma sonucu çekirdek kısım sadece
bağ dokusunu omuriliğe doğru ittiği gibi (en hafif
şekli -bulging) , bağ dokusunun tam yırtılmasıyla
omurilik kanalında serbest parçacık şeklinde yer
alabilir (en ağır durum- akmış, serbest disk).
BEL FITIĞINDA RİSK FAKTÖRLERİ
Çalışma hayatında işgücü kaybına neden olan
hastalıklar arasında %25 oranında bel fıtığı
görülür. Bu hastaların iş gücü kaybı bazen 6
aya kadar uzamakta ve bu dönem ne kadar uzarsa
tam kapasiteyle eski işlerine dönme oranı azalmaktadır.
Hayatının belli bir döneminde bir kez bel ağrısı
geçiren kişilerin , 1/3 de ayağa vuran siyatik
ağrıları ortaya çıkmakta ve bel fıtığı gelişmektedir.
30-50 yaş arasında, bel fıtığı gelişme
riski daha yüksektir. 60 yaşından sonra daha
çok, birden fazla geçirilen bel fıtığına bağlı
olarak, dar kanal dediğimiz diğer bir klinik
durum söz konusudur.
Erkek kadın arasında hastalığa yakalanma oranında
fark yoktur. Ancak hamilelikte, özellikle aşırı
kilo alınması sonucu bel omurlarındaki basınç
artarak, risk yükselmektedir.
Şişmanlarda hastalık daha yüksek oranda görülür
ve tedavisi daha zordur.
Sigara içilmesinin yırtılan kıkırdağın beslenmesinin
bozulmasına neden olarak, düzelmede olumsuz
etkisi vardır.Bazı meslek gruplarında hastalığa
yakalanma oranı daha fazladır: Ağır yük taşıma
ve bedene yük bindiren meslekler, uzun süre
otomobil kullananlar, masa başında sürekli oturma
gerektiren meslekler.Sosyo - kültürel farkı
daha yüksek kişilerde hastalık hangi aşamada
rastlanırsa rastlansın, tedavi olasılığı daha
yüksektir. Düzenli egzersiz yapanlarda , özellikle
bel ve karın kasları gelişmiş kişilerde hastalığa
daha az rastlanır.
EVRELEME
Bel fıtığı nedeniyle tedavi edilecek hastalar
aşağıdaki evrelerden herhangi birinde bulunur.
1- Ani bel ve veya ayak ağrısı, yatak
istirahati ve ilaçlarla rahatlama oluyor.
2- Ağrılı dönemler tekrarlıyor, kısmen
rahatlama oluyor, fakat sıklıklar artıyor ve
düzelme süresi uzamaya başlıyor.
3- Sosyal, iş ve aile yaşantısının zora
sokan ağrılı dönemler, hasta bu durumdan çok
şikayetçi. İlaç tedavisi ve istirahate cevap
vermiyor.
4- Yukarıdaki 3 durumdan biriyle birlikte,
ayakta ortaya çıkan kuvvetsizlik, duyu kaybı,
idrar ve dışkılama problemleri. Çekilen MR da ,
şikayetleri net olarak açıklayan bel fıtığı.
5- Yerleşmiş bel ağrısı, genellikle yaşlı
hasta , yürüdüğü zaman ayaklarında ortaya çıkan
kesiklik,ağrı ve duyu kusurları. MR’da birden
fazla seviyede geçirilmiş bel fıtıklarına bağlı,
omurilik kanalının daralması.
6- Hiçbir şikayeti kalmamış hastada , MR da
görülen bel fıtığı.
7- Hastanın ağrıları geçmiş, ancak kalıcı
kuvvetsizlik ve idrar problemleri mevcut.
TANI:
Klinik muayene bulguları, direkt röntgen, MR (
Manyetik Rezonans), BT( Bilgisayarlı Tomografi)
sıklıkla kullanılır. EMG dediğimiz sinirlerin
elektrofizyolojik tetkiki nadiren gerekir
AMELİYAT ÖNCESİ YAPILMASI GEREKEN TETKİKLER
Ayrıntılı
klinik muayene, direkt röntgen ve bel bölgesinin
MR tetkiki mutlaka gereklidir. Bel bölgesinin
Bilgisayarlı Tomografisi, EMG ve romatizmal
laboratuar testleri bazen lazım olabilmektedir.
BEL FITIGININ CERRAHI TEDAVISI, LOMBER
MIKRODISKEKTOMI
AVANTAJLARI
-KISA SÜRELI HASTANEDE KALIS ( BIR GECE
YATIRILIR )
-ERKEN MOBILIZASYON ( hastalar operasyon sonrasi
4. saatte yürütülür )
- AMELIYAT SONRASI AGRISININ ÇOK AZ OLMASI
- KAN KAYBI, ENFEKSIYON RISKLERININ EN AZA INDIRLMESI.
- NÜKS (TEKRARLAMA) RISKINI EN AZA DÜSÜRMESI.
- GÜNLÜK YASANTIYA KISA SÜREDE
GEÇILMESI.
Hasta ameliyat sabahi aç karnina hastaneye
kabul edilir. Anestezi doktoru tarafindan gerekli
görülen laboratuar tetkikleri yapilan
hasta, ayni gün ameliyata alinir.
Hastaya genel anestezi altinda mikrodiskektomi
uygulanir.
Hasta ameliyat masasina yüzükoyun
yatirilir. Hastada mikrodiskektominin uygulanacagi
mesafenin kontrolü yapilarak isaretlenir
. 1-2 cm lik cilt kesisi yapilarak, mikrodiskektomi
ekartörü yerlestirilir, mikroskop
altinda omurilik, sinir kökü ve fitik
dokusu ortaya konularak , fitik dokusu çikarilir.
Ciltalti dokusu içten dikislerle kapatilarak,
ameliyat sonrasi yara bakimi, pansuman gibi
problemler ortadan kaldirilir. Islemin uygulandigi
tüm saha, cilt- ciltalti- adeleler lokal
anestezik uygulanarak, ameliyat sonrasi hastada
tam bir analjezi saglanir . Ameliyattan 4-6
saat sonra hasta ihtiyaçlari dogrultusunda
ayaga kaldirilir, ertesi sabah evine gönderilir.
Bir haftalik istirahat önerilen hasta,
3 gün sonra banyo yapabilir. Iki hafta
sonra hastaya günlük yasantisina dönmesi
ve egzersizlerine baslamasi önerilir.
AMELİYATIN RİSKİ
Ayakta ameliyat sonrası felç gelişmesi, kullandığımız
mikrocerrahi ve endoskopik diskektomi teknikleriyle
mümkün değildir. Ancak çok geciken ve ameliyat
olmama konusunda ısrarcı hastaların bir çoğunda,
sinirin sıkışarak beslenmesinin bozulması sonucu
, ayakta ileri derecede kuvvetsizlik gelişir
ve bu durum yeterince uzun sürerse, ameliyat
sonrasıda kalıcıdır. Bu gecikme 3 ay- 3 hafta-
hatta 3 saat bile olabilir. Ameliyat hastanın
sıkışan sinirindeki hasar oluşmasını önler.
Oluşmuş sinir hasarını düzeltmez. Dolayısıyla
ameliyat sonrası ağrıları geçen ve ayağa kalkan
hasta, ameliyat öncesi kuvvetsizlik gelişmiş
ayağının düzelmediğini görerek, felç olduğunu
düşünür.
AMELİYAT SONRASI NÜKS
Ameliyat sonrası aynı mesafeden fıtığın
tekrarlaması %5-7 oranındadır. Bu oran endoskopik
görüntüleme yönteminin kullanılmasıyla %1-2
oranına düşer. Ancak bir üst veya alt mesafelerden
bel fıtığının tekrarlamasına daha çok rastlanır.
Bu durum hastanın genetik özellikleri, çalışma
şartları, sigara içilmesi, kilo alması gibi
birden fazla etkene bağlıdır.
AMELİYAT SONRASINDAKİ AĞRI
Uygulanan
teknikte, ameliyat biterken tüm cerrahi saha lokal
anestezik maddelerle uyuşturulduğu için 4 - 6 saat
hiç ağrı hissedilmez. Takiben belinizde orta
derecede ağrı olacak, ağrı kesiciler genelde
yeterli olacaktır. Ancak bu durum kişinin ağrı
eşiğiyle ilgili olup, değişkendir. Ağrı eşiği
düşük hastalarda, yağa emdirilmiş morfin
uygulamasıyla, ilk saatlerdeki ağrı kesilmesi
uzatılmaktadır.
AMELİYAT SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN
HUSUSLAR
Eve dönerken, arabanın ön koltuğunun
yatırılmasıyla şöförün yanına düz olarak
uzanmaları en kolay ve rahat bir yöntemdir. 7-10
gün arasında yatak istirahati
önerilmektedir. Bu dönemde,
ihtiyaçlar dışında oturma tavsiye edilmemektedir.
Hasta evin içinde ayakta dolaşabilir veya
yatabilir. Oturma pozisyonu belin dik olmasıyla
kolaylaşır, bunun için daha yüksek sandalye tercih
edilmelidir. Verilen ağrı kesici ilaçların düzenli
olarak kullanılması , ağrıyı gelmeden önlediği
için daha etkilidir. 2. veya 3. gün
yıkanabilirsiniz. Özel dikiş tekniğiyle yara
bakımı ve pansuman gerekmez. Diyet konusunda bir
kısıtlama yok, ancak ameliyat olan hastalara kilo
almamaları konusunda uyarı yapılmalıdır. Çünkü
vücut ağırlığının 2/3 kadarını karşılayan bel
bölgesidir. Bu ağırlığın ve yükün artmaması
hastanın lehinedir. Ameliyat sonrası bağışıklık
sisteminin, yara iyileşmesi gibi oldukça ciddi bir
uğraşı nedeniyle, basit viral enfeksiyonlar dahi
hastada daha ağır geçebilir, yükselen ateşin
sebebi bir gribal enfeksiyon mu, yoksa yaranın
iltihabı mı anlaşılması zorlaşır. 10. günden sonra
evden dışarı çıkarak, yürüyüşlere başlanabilir.
Önerilen egzersizlere 2. haftadan itibaren
başlayabilirsiniz. Araba kullanmayı ise; 3.
haftadan itibaren başlamanız önerilmektedir.
Cinsel yaşantınız, 2.haftadan itibaren normale
dönebilir. Ağır yük kaldırmak gibi işleri
olmayanlar, 2-3.haftadan itibaren işlerine
dönebilirler.
BOYUN FITIĞININ TANIMI
Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları
itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel
omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır.
Her omurga arasında yastıkçık dedinilen
kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının
yırtılarak , omurga içinde seyreden omurilik veya
kola dağılan sinirlere baskı yapması sonucu oluşan
hastalığa boyun fıtığı denir. Hastada
şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan
ağrı, uyuşma mevcuttur. Zamanla yırtılan kıkırdak
sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer
omuriliğin kendisine de bası yaparsa tüm vücutta
hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok
ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen
hastalara rastlanır.
NORMAL BOYUN OMURLARININ YAPISI
Kafa tabanından itibaren 7 adet omur cisminden
oluşur. Her omur cisminin ortasında , beynin
devamı olan omurilik bulunur. Vücudun çeşitli
yerlerinden beyine dönen duyular veya beyinden
vücuda dağılan emirler omurilik içinde seyreder.
Boyun bölgesinde her omur cismi hizasından çıkan
sinirlerde kol ve sırt bölgesine yayılarak, bu
bölgelerin duyu ve hareketini sağlar. Omurgalar
arası yastıkçık dediğimiz disk dokusunun dış kısmı
(anulus fibrosus) ve iç kısmı (nucleus pulposus )
bulunur. Jelatin kıvamındaki iç kısmın , daha
kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı
yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu
boyun fıtığı ortaya çıkar. Burada dikkat edilmesi
gereken ve bel fıtığından başlıca fark, sadece
sinirlere değil omuriliğin kendisine de baskı
olması sonucu vücudun tamamında kısmi veya tam
kuvvetsizlik oluşmasıdır. Omurilik ilk bel omuru
hizasında sonlandığından ve alt bel omurları
içinde sadece ayağa giden sinirler bulunduğundan ,
bel fıtığında belirli sinirin dağıldığı alanda
felçler görülür.
RİSK FAKTÖRLERİ
Boyun omurları arasındaki kıkırdağın
dejenerasyon denilen yıpranma. Ani ve güçlü boyun
hareketleri. Ağır kaldırmak, ani ters dönüşler.
Baş öne eğik olarak uzun süreli çalışma (masa başı
işleri) Özellikle emniyet kemeri takmadan araba
kullananlarda ani fren yapılması veya trafik
kazası. Geçirilmiş boyun travması, spor
yaralanmaları. Osteoporoz.
KARIŞAN HASTALIKLAR
Fibromyositis:
Sık tekrarlayan boyun ve bel adelelerinin
spazmıdır. Halk arasında adele romatizması olarak
bilinir.
İmpigman Hastalığı:
Omuz ekleminin sertleşmesi ve kola yayılan çok
şiddetli ağrıyla seyreder. Hastalık özellikle
geceleri daha şiddetli ağrı yapar.
Sinir Tuzaklanmaları: Omurilikten çıkarak
dağılan sinirlerin kolda belli noktalarda
sıkışmasıdır. En iyi bilineni El-Bilek Kanalı
Hastalığı olup, orta yaşı geçmiş özellikle
kadınlarda veya bilek kuvveti gerektiren herkeste
geceleri kolun tamamına yayılan ağrı ve
uyuşmalardır. Boyun fıtığı ile birlikte olursa
çift tuzaklanma denir ve her ikisininde aynı anda
tedavisi gerekir. Sinir tuzaklanmaları hakkında
bir sonraki konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir.
Tenosinovit: Koldaki adelelerin kılıfının
zorlama veya romatizmal nedenlerle şişmesi sonucu
ortaya çıkar. Bölgesel ağrılarla seyreder .
BOYUN FITIĞINDA TANI
Klinik muayene , Servikal MR, Servikal BT, EMG.
Klinik muayene ve Servikal MR mutlaka
yapılmalıdır. EMG sinir tuzaklanmalarını ayırmada
gerekirse kullanılır.
EVRELEME:
Boyun fıtığı tanısı alan hasta
aşağıdaki klinik durumdan herhangi birinde
olabilir.
1- Şiddetli boyun ağrısı ve veya kola
vuran ağrı.
2- Orta düzeyde sık tekrarlayan ağrılar.
3- Ağrıyla birlikte kolda kuvvetsizlik
veya uyuşma gibi sinir hasarı bulguları.
4- Ağrıyla birlikte kollar ve ayaklarda
kuvvetsizlik ve uyuşma.
5- Kollar ve ayaklarda giderek artan güç
kaybı ve uyuşma, ağrı ön planda olmayabilir
(Tekrarlayan boyun fıtığı ataklarını takiben
omurilik kanalında kireçlenmeye bağlı daralma).
EVRELEMEYE DAYALI TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Evre 1-2 de öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk
kullanımı, fizik tedavi denenir. Bu dönemde
hastalığın iyileşmesi, bu tedavilerle yırtılan
disk dokusunun içeriğindeki su miktarının
istirahat ve ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir.
Bu süre 1 ay içinde gerçekleşmelidir. Bir ayı
geçen konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen
hastalar, cerrahi tedaviye adaydır. Çeşitli tip
boyunlukların hepsinin amacı: Başın boyun
omurlarına olan basıncını azaltmak ve boynu
hareketsiz tutarak istirahat ve iyileşmeyi
sağlamaktır. Evre 3-4-5 de omurilik ve sinir
dokusundaki hasar artmadan cerrahi tedavi
uygulanmalıdır. Sinir dokusundaki ileri derece
hasarlar cerrahi tedaviyle düzeltilemez. Bu
nedenle uyuşma , kısmi felç gibi bulgular
saptanırsa erken dönemde yapılan ameliyat başarı
sağlar.
BOYUN FITIĞININ CERRAHİ TEDAVİSİ, SERVİKAL
MİKRODİSKEKTOMİ
Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir
dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece
hastanın, ağrısının geçmesi, uyuşma-kuvvetsizlik
gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun
zamanda ve tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler
çok iyi sonuç verir. Bu gün için kullanılan yegane
yöntem servikal mikrodiskektomidir. Bazı
hastalarda, mikrodiskektomiyle beraber, çıkartılan
kıkırdağın yerine vücuttan alınan bir kemik veya
sentetik protezlerde uygulanır.
Servikal mikrodiskektominin avantajları;
Ameliyata bağlı doku hasarının ,kan kaybının
ve enfeksiyon riskinin en az olması.
Mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam
olarak çıkartılabilmesi.
Ameliyat sonrası ağrı ve hareket
kısıtlamasının olmaması.
Hastanın kısa sürede evine ve işine
dönebilmesi.
AMELİYAT SÜRECİ
Hastanın mevcut şikayet ve bulgularının
çekilen MR ile uyumlu olması. Omurilik veya sinir
dokusunda kalıcı hasar oluşmadan cerrahi müdahale
zamanlaması. Diabet, hipertansiyon, sigara
kullanımı gibi risk faktörlerinin olmaması.
Ameliyattan sekonder kazanç dediğimiz , psikolojik
beklentiler olmaması. Ameliyat öncesi ve sonrası
tedavi prensiplerinin hekim-hasta ilişkisi
çerçevesinde , güvene dayalı olarak anlaşılması.
Cerrahın konu hakkındaki tecrübesi, gerektiğinde
servikal füzyon dediğimiz kemik veya protez
uygulamasını aynı seansta yapabilmesi.
Ameliyat Genel anestezi altında, boynun ön yüzü,
tercihen sağ taraftan uygulanır. Omurga ön yüzüne
varan cerrah, skopi kontrolüyle istenilen omurga
mesafesine ulaşır. Bu andan itibaren mikroskop
kullanarak iki omurga arasındaki kıkırdağı
temizlemeye başlar. En sonunda, sinire veya
omuriliğe bası yapan yırtılmış kıkırdak kısımda
alınarak, bası kaldırılır.. Ameliyat sonrası hasta
3 saat sonra ayağa kaldırılır ve bir gün sonra eve
gönderilir. 1-3 hafta arası boyunluk takması
gereken hasta, 10 gün sonra işine dönebilir. Bu
andan itibaren kemik veya protez greft kullanımı
yırtılan kıkırdağın omurgada yaptığı hasara bağlı
olarak uygulanır. Yumuşak fıtık dediğimiz ve
omurgada kireçlenmelere yol açmamış boyun
fıtığında bu işlem gerekli değildir. Omurgada
kireçlenme yapmış boyun fıtıklarında füzyon
dediğimiz protez uygulamasının yapılması gerekir.
EL BİLEĞİ KANALI SENDROMU
Karpal Tünel dediğimiz el bileğindeki kanalda
elimize temel hareket ve duyusunu sağlayan median
sinir geçmektedir. Bu kanalda karpal ligaman
dediğimiz bir bağ dokusu tarafından median sinir
sıkışarak el bileği kanalı sendromunu oluşturur.
El ve kola vuran ağrılar, geceleri şiddetini
artıran uyuşmalarla kendini gösterir. Nörolojik
muayena ve EMG ile tanı konur.Cerrahi tedavisi hem
basit hem de yüz güldürücüdür.
BEYİN ve SİNİR CERRAHİSİ
UZMANI
Op.Dr. Haldun ERMAN
|