|
KULAK BURUN BOĞAZ
VE BAŞ BOYUN CERRAHİSİ KLİNİĞİ
TESTLER
Klinigimizde alerji cilt testleri (Prick test),
Denge bozukluklari ile ilgili Dix - Hallpike testi
Isitme cihazi seçim ve uygulama islemleri uygulanmaktadir
KLINIGIMIZDE GERÇEKLESTIRILEN TANI VE TEDAVILER :
• Endoskopik Kulak Burun Bogaz Muayenesi (Görüntülü
Muayene kayitlari arsivlenebilmektedir.)
• Bas ve Boyun Kitleleri Teshisi
• Otomikroskopik Kulak Muayene ve Girisimleri
• Küçük Cerrahi Girisimler
• Alerji Testleri
• Denge Bozukluklari ile ilgili Testler
• Bogaz, Girtlak, Ses Telleri Endoskopisi uygulanmaktadir.
• Burun tikanikliklari,
• Kulak iltihaplari ve hastaliklari,
• Isitme kayiplari,
• Farenjit,
• Kronik ve inatçi öksürükler,
• Ses tellerine ait bozukluklar.
• Allerjik hastaliklar,
EKIBIMIZCE GERÇEKLETIRILEN OPERASYONLAR
• Endoskopik sinüs ameliyatlari, (FESS)
• Bademcik ve Geniz Eti operasyonlari
• Kulak Operasyonlari
• Burun ve Sinüs Operasyonlari
• Girtlak ve Ses Teli Operasyonlari
• Bas Boyun Kanserleri Operasyonlari
• Bas ve Boyun bölgesindeki Kitle Operasyonlari
• Tiroid Bezi Operasyonlari
• Yüz ve Çene Kirigi Operasyonlari
• Estetik Yüz ve Burun Operasyonlari
• Tükürük Bezi Operasyonlari
HASTALARIMIZ İÇİN BİLİILER
KULAK HASTALIKLARI
DIS KULAK YOLU HASTALIKLARI
Kulaga su kaçarken içeriye beraberinde bakteri ve
mantarlari da tasiyabilir. Genellikle su tekrar çikar, kulak
kurur, böylece bakteri ve mantarlar kulakta bir soruna neden
olmazlar. Fakat bazen su dis kulak kanalinda kalir, böylece
cilt iyice nemlenir. Bu sayede bakteri ve mantarlar iyice çogalir
ve dis kulak yolunda enfeksiyona yol açarlar. Bu durumda
kulakta dolgunluk hissi, kasinti, dis kulak yolunda sisme, akinti,
siddetli kulak agrisi gibi belirtilere neden olabilir; böyle
bir sikayet olustugunda doktorunuza müracaat etmeniz gerekmektedir.
Yüzme, dus veya saç yikama sonrasi kulaginizda su hissederseniz
kulak önünde bulunan kikirdak üzerine hafifçe
dokunarak kulaginizi yere dogru egerek suyun çikmasini saglayabilirsiniz.
Tedavi amaciyla kulak damlasi kullanmaniz gerekiyorsa kulak kurutucu
damlayi kulaginizi yukari ve arka yöne dogru çekerek
damlatin, kulak kepçesini ileri geri çekistirerek
damlalarin kulak kanalina girmesini saglayin. Bu islemden sonra
basinizi kaldirip kulaktaki suyun disari akmasini bekleyin.
Eger kulak enfeksiyonunuz varsa, delik veya baska sekilde zedelenmis
kulak zariniz varsa, kulak cerrahisi geçirdiniz ise, yüzmeden
veya kulak damlasi kullanmadan önce doktorunuza basvurunuz.
Eger kulak zarinizin daha önce delindigini, yirtildigini, parasentez
islemine tabi tutuldugunu veya herhangi bir sekilde zedelendigini
bilmiyorsaniz, doktorunuza danisiniz.
Pamuklu çubuklari kullanmaktan kaçinin, çünkü
bunlar kulak kanalini tahris eder ve kulak kirini daha derine iterler.
Bu tip çubuklarin kulak kanalinda kullanilmasi birçok
ülke tarafindan yasaklanmistir.
Kulaklari kasinan, pullanan, kulak kiri ile tikali olan kulaklarda
yüzücü kulagi daha kolay gelismektedir. Bu nedenle
bu kisiler kulaga su kaçtiginda daha siki bir sekilde alkol
damlasini tavsiye edilen dozda kullanmalidir. Ayrica her sene yüzme
sezonu öncesi kulaklari temizletmek de faydali olabilir. Sayet
problemleriniz sürekli tekrarlar nitelikte ise Kulak Burun
Bogaz doktorunuz size vazelinli kulak tikaçlarinin yüzünden
önce kulaginiza takip kulaklarinizi sudan korumanizi tavsiye
edecektir. Kuru bir kulagin iltihaplanmasi daha zordur.
Kulaklar neden kasinir?
Kasinan kulaklar oldukça rahatsizlik vericidir. Bazen nedeni
mantarlar ve alerjiler olabilirken, daha çok dis kulak yolu
kronik dermatitine baglidir. Bunun bir tipi kepeklenmeye benzer
bir durum olan sebaroik dermatitdir; Normalde hafif kahverengi olan
ve koruyucu özelligi bulunan kulak salgisi kurumustur, pul
pul ve bolcadir. Hastalar bu durumu siddetlendiren yagli yiyecekler,
seker ve nisastalar, karbonhidratlar ve çikolatalardan uzak
durmalidirlar. Ayrica menopoz sonrasi birçok bayan hastanin
sikayeti olan kulak kasintisinda sebep vücuttaki hormonal degisiklikler
olup bu konuda Kulak Burun Bogaz uzmanina basvurmalari bilinçsiz
ilaç kullanmaktan kaçinmalari gerekmektedir.
Kulakta yabanci cisim
Birçok böcek türü kulaga girebilir. Sinekler
kulak kirine takili kalip tekrar disariya uçamazlar. Daha
iri böcekler geri dönemez veya geri çikamazlar.
Bunlar çirpinmaya baslayabilirler, bu durum kulakta agriya
neden olabilir, böceklerin doktor tarafindan kulak temizligi
ile disari alinmasi gerekmektedir. Boncuklar, kalem uçlari,
silgiler plastik oyuncak çikartilmasi için Kulak Burun
Bogaz uzmaninin mikroskop altinda özel aletler kullanmasi gerekli
oldugundan derhal doktorunuza gitmeniz önerilir. Gecikme halinde
bu cisimlerin dis ve orta kulak ile kulak zarina zarar verecegi
unutulmamalidir.
ORTA KULAK HASTALIKLARI
ORTA KULAK ILTIHABI:
Kulak Agrisi
Çocugunuz kizarmis, ter içinde ve sürekli agliyor,
tüm gün boyu huzursuzluk içinde ve sürekli
kulagi ile oynuyorsa veya bir kulaginin devamli ses yaptigini söylüyor
ise bu davranislar size çocugunuzun size orta kulak iltihabini
ifade etme yollari olabilir. Orta kulak enfeksiyonlari ciddi sorunlar
yol açabilmelerine karsin tedaviye iyi cevap verirler.
Orta kulak iltihabi nedir?
Orta kulak enfeksiyonlari kulak zarinin arkasinda meydana gelir.
Bu enfeksiyonlar genellikle virüsler ve bakteriler tarafindan
olusturulur. Yakin zamanda geçirilmis bir soguk alginligi
veya alerjik bir problemle ilgili olabilir. Hastalarin çogunda
her iki kulak da etkilenmistir. Çocuklarda orta kulak anatomik
gelisimini tam olarak tamamlamamis oldugundan enfeksiyon daha siktir.
Orta kulak enfeksiyonlari bes yasin altindaki çocuklarda,
erkeklerde, biberonla beslenen bebeklerde ve yuvaya giden çocuklarda
daha sik görülür. Daha az siklikta olmakla birlikte
orta kulak enfeksiyonlari ergenlik çagi ve eriskinlerde de
görülür. Orta kulak enfeksiyonlari agrilidir ve bunun
sonucunda uykusuzluga yol açarlar. Kulak zarinin esnekligini
azaltarak isitme kaybina yol açarlar. Bu ise çocugun
konusmaya baslamasinda gecikmeye yol açabilir.
Ilaçla Tedavi
Orta kulak enfeksiyonlari saptandiginda çocugunuzun yasi
ve enfeksiyonun ciddiyetine göre bir tedavi düzenlenmesi
gerekir. Tedavi planinda antibiyotikler ve baska ilaçlar
bulunabilir.
Cerrahi Tedavi
Eger ilaçla tedaviye ragmen çocugunuzda sik orta kulak
enfeksiyonlari görülüyorsa doktorunuz çocugunuzun
rahatsizliginin durdurulmasi ve isitme kaybinin düzeltilmesi
için cerrahi tedavi önerebilir. Orta kulak problemlerini
düzeltmek için kullanilan girisim kisa ve eltilidir.
Orta Kulak
Orta kulak, Kulak zarinin arkasinda bulunan bir bosluktur. Içindeki
basinç sürekli degiserek zarin disa bakan tarafiyla
esitlenir. Zarin her iki tarafindaki basinç esitlendiginde
zar tam esnek hale gelir ve isitme normal sartlarda gerçeklesir.
Ancak orta kulagin içindeki basinç düserse sorunlar
olusur. Bu durum genellikle orta kulagi bogaza baglayan östaki
olarak adlandirdigimiz dar kanalda meydana gelmis bir sorunla ilgilidir.
Orta kulagi bogaza baglayan östaki kanalinin iki fonksiyonu
vardir. Bu kanal hem orta kulak basincini kontrol eder hem de orta
kulagin drenajini saglar. Yutkundugunuzda bu kanal açilir
böylece basincin esitlenmesi saglanir. Oysa küçük
çocuklarda bu kanal hem kisadir hem de düzdür,
ancak yedi yasina gelmis bir çocukta bu kanal fonksiyonlarini
tam saglayacak bir anatomiye kavusur.
Normal Isitme
Normal duyma için orta kulak ve kulak zari önemlidir.
Birlikte bu yapilar sesleri iç kulaga iletirler. Disaridan
gelen ses dalgasi elastik bir kulak zarina çarptiginda zari
titrestirir, orta kulaktaki kemikçikler bu titresime katilirlar.
Böylece bu titresimler iç kulaga kadar ulasarak burada
elektriksel mesajlara dönüsür ve sinir yollariyla
beyine kadar ulasirlar. Orta kulak enfeksiyonlari genellikle bir
bakteri veya virüs tarafindan olusturulur. Çocuklarda
kisa olan östaki kanali yoluyla bu ajanlar kolaylikla bogazdan
orta kulaga tasinirlar. Orta kulaga bir kez ulasan mikroplar burada
yerlesir ve ürer bu ise hem orta kulakta hem de burasi ile
yakin iliskide olan östaki kanalini etkileyerek tüpün
inde uzanan mukozanin sismesine yol açar. Bloke olan tüp
nedeniyle basinç düser ve kulak zari içe dogru
çekilir. Esnekligi kaybeden zarin ses iletimi düser.
Diger taraftan içeride bulunan yerlesmis mikroplarin ürettikleri
sivi orta kulakta birikerek ari disari dogru iter.
Kronik sivi birikimi isitmeyi engeller
Eger kulak zari yirtilmaz ve östaki kanali tikali kalirsa buradaki
sivi kroniklesir. Eger bu sivi uzaklastirilamazsa kulak zarinin
esnekligi azalir ve isitme etkilenir.
Tani Konulmasi
Kulak agrisi, kulak tikanmasi, akintisi veya isitme kaybi gibi sikayetler
görüldügünde derhal bir Kulak Burun Bogaz uzmanina
gitmeniz önerilir. Eger çocugunuzun kulaginda bir sorun
oldugu düsünülüyorsa her iki kulak zari da muayene
edilmeli gerekli testler yapilmalidir. Tedavi ile ilgili yaklasim
muayene ve testlerin sonuçlari ve çocugunuzun saglik
geçmisine göre planlanir.
Tedavi
Çogu çocuk ilk iki yasinda en az bir defa orta kulak
enfeksiyonu geçirir. Tedaviyi belirleyen faktörler sunlardir;
enfeksiyonun sikligi, enfeksiyonlarin aktif oldugu süre. Doktorunuz
ilaçlari belirler ve iyilesme sürecini takip eder. Birçok
hastada ilaçla tedavi ve risk faktörlerinin ortadan
kaldirilmasi tedavi için yeterlidir. 2 veya 3 haftada orta
kulakta biriken sivi kaybolur. Eger biriken sivi kroniklesirse aylara
varan bir takip gerekebilir.
Risk faktörleri
*Yuva veya kres
*Alerjiye egilim
*Sigara dumani ile temas
Bazi durumlarda ilaçla tedavi orta kulak problemlerini kontrol
altina almakta yeterli olmayabilir. Eger çocugunuzda isitme
kaybi mevcutsa veya meydana gelmis olan sivi aylarca tedaviye ragmen
hala yerinde ise cerrahi yöntemlere basvurmak gereklidir. Tüpler
hastanin kulaginda çok uzu süre kalmayacaklardir. Çogu
tüp 6- 12 ay kadar yerinde kalabilir. Tüplerin kalis süresi
çocugunuzun büyüme süresi ile ilgilidir. Bir
büyüme atagini takiben tüpler kendiliginden düseceklerdir.
Tüplerin yerlerinde biraktiklari delik ise hemen kapanacaktir.
Eger tüpler düstükten sonra kulak problemleri yenilerse
yeni bir uygulama gerekebilir.
ISITME KAYBI
10 kisiden birinde isitme kaybi vardir, bu kayip normal konusmayi
ve anlayabilmeyi etkiler. Asiri sese maruz kalma isitme kaybinin
en sik sebebidir.
Gürültü gerçekten kulaklarimi etkileyebilir
mi?
Evet,gürültü tehlikeli olabilir. Eger ses yeterince
yüksekse ve uzun sürerse isitmemize zarar verebilir. Gürültü
sonucu meydana gelen hasara isitme siniri ile ilgili isitme kaybi
ya da sinir kaybi diyoruz. Bu gürültüden baska faktörlerle
de olusabilir ancak gürültü sebebiyle meydana gelen
isitme kaybinin baska yönden önemi vardir:azaltilabilir
ve hatta önlenebilir.
Kulaklarimi iyilestirebilir miyim?
Hayir,eger kulaginizin yüksek sese alistigini düsünüyorsaniz
bu durum kulaklariniza büyük olasilikla zarar vermistir
ve hiç bir tedavi yöntemi yoktur. Ne ilaç, ne
cerrahi ne de isitme aleti kulaginiz gerçekten zarar görmüsse
gerçekten isitmenizi düzeltmez.
Kulak nasil çalisir?
Kulagin üç ana bölümü vardir. Dis kulak,
orta kulak, iç kulak. Disaridan görebildigimiz parça
olan dis kulak kendi kanalina açilir. Kulak zari dis kulak
yolunu orta kulaktan ayirir. Orta kulaktaki örs, çekiç
ve üzengi kemikçikleri iç kulaga sesin iletilmesine
yardimci olurlar. Iç kulakta isitme ve dengeye hassas hücrelerle,
beyine giden isitme siniri vardir.
Herhangi bir ses kaynagi kulaga titresim veya ses dalgalari gönderir.
Bunlar dis kulak yolu vasitasiyla iletilir ve kulak zarina çarparak
zarin titresimini saglar. Bu titresimler orta kulagin küçük
kemikçiklerine iletilir ve kemikçikler yoluyla iç
kulaga buradan da isitme sinirine geçerler. Titresimler iç
kulakta sinir uyarilari haline dönüstürülür
ve direkt olarak beyine giderler. Beyne gelen uyarilar müzik,
kapi çarpmasi gibi ses olarak algilanir.
Ses çok fazla oldugu zaman iç kulaktaki sinir uçlarini
öldürmeye baslar. Yüksek sese maruz kalma süresi
uzadikça daha fazla sinir ucu harap olur. Sinir ucu sayisi
azaldikça da isitme azalir. Ölü sinir uçlarini
canlandirmak mümkün degildir ve hasar kalicidir.
Sesin zararli oldugunu nasil anlayabilirim?
Insanlar gürültüye duyarliliklari açisindan
farklidir. Genel olarak sesinizi duyurmak için bagirmak zorunda
kaldiginiz gürültülü ortam, kulaginizi agritan
sesler, kulaginizi çinlatan gürültü veya maruz
kaldiktan sonra sagirlik yasattiran sesler isitmenize zarar verebilir.
Bilimsel olarak ses iki türlü ölçülebilir:
siddet veya sesin yüksekligi desibel (dB) olarak ölçülür.
Tizlik ise saniyedeki ses titresim frekansi olarak ölçülür.
Düsük tizlik (tuba gibi derin ses) daha az titresim yaparken
yüksek ses (violin gibi) daha fazla titresim yapar.
Frekans ve isitme kaybi arasinda nasil iliski vardir?
Frekans saniyedeki devir veya Hertz (Hz) olarak ölçülür
sesin tizligi ne kadar yüksekse frekansi o kadar fazladir.
Genel olarak en iyi duyan çocuklar büyük kilise
orgunun en düsük notasi olan 20 Hertz’lik sesten
köpek havlama sesinin en tizligi olan 20.000 Hertz’lik
sese kadar sesleri ayirt edebilir . Insan konusmasi 500 - 2.000
Hz arasinda degisir ve pek çok insana çok yüksek
veya çok alçak frekansli seslerden daha gürültülü
gelir. Duyma kaybi baslayinca yüksek frekanslar daha önce
kaybedilir. Bu da isitme kayipli insanlarin bayan ve çocuklarin
yüksek tizlik seslerini neden daha zor duyduklarini açiklar.
Yüksek frekanslardaki duyma kaybi ses bozulmasina yol açar.
Böylece ses duyulmasina ragmen anlasilamaz. Ayrica isitme kayipli
hastalar benzer duyulan kelimeler arasindaki farki ayirt edemezler
çünkü bu sessiz harfler diger sessizlere ve sesli
harflere nazaran daha yüksek frekans araligina sahiptirler.
Desibel Nedir?
Sesin siddeti desibel (dB) olarak ölçülür.
Yelpaze insan kulaginin duyabilecegi en silik sesten (0dB) roketin
havalanma sesine (180dB) kadar degisir. dB logaritmik bir ifadedir,
bu yüzden dB siddetinde 10 ünitelik artis bir alttakinin
10 kati fazlasi anlamina gelir; yani 20 dB, 10 dB’in 10 kati
ve 30dB de 10 dB’in 100 katidir.
dB düzeyi Örnek
(Ortalama)
0 Insan kulaginin duyabilecegi en silik ses
30 Fisildama sessiz kütüphane ortami
60 Normal konusma,daktilo, dikis makinesi
90 Çimen biçme makinesi, kamyon trafigi (günlük
8 saat maksimum maruz kalma süresidir.)
100 Demir testeresi,havali delici,kar araci (korumasiz maksimum
2 saat maruz kalma süresidir.)
115 Rock konseri, oto kornasi (korumasiz max.15 dakika maruz kalma
süresidir.)
140 Jet motoru (gürültü agri yaratir ve geçici
sagirlik olusturur)
Duymami etkilemeksizin dB ne kadar yüksege çikabilir?
Pek çok uzman 85 dB’ den daha fazla sese maruz kalmanin
zararli oldugu konusunda hem fikirdir .
Duydugum gürültüye maruz kalma süresinin isitmedeki
hasarla iliskisi var midir?
Vardir. Yüksek sese ne kadar uzun süre maruz kalirsaniz
o kadar hasar gelisir. Ayrica sesin kaynagina ne kadar yakinsaniz
hasar o kadar fazla olur. Her silah sesi yakin çevredeki
herkesin kulagina zarar verebilir. Daha büyük ve topçu
sinifi silahlar en kötüsüdür çünkü
en fazla gürültüyü bunlar çikarir. Ancak
patlama yakininizda olursa küçük silahlar bile
isitmenize zarar verebilir. Atesli silah kullanan biri kulaklik
kullanmiyorsa isitme kaybi riskiyle karsi karsiyadir. Son çalismalar
gençlerde isitme kaybi sikliginin arttigini göstermektedir.
Yüksek sesle dinlenen rock müzigi ve kulaklikli tasinabilir
radyo-teyp (Walkman) kullanimindaki artis gençlerdeki isitme
kaybindan sorumlu olabilir.
Gürültü isitmem disinda baska bir zarar verebilir
mi?
Kulak çinlamasi gürültüye maruz kalma sonrasi
görülür ve siklikla kalicidir. Bazi insanlar yüksek
sese sinirlilik reaksiyonu gösterirler ayrica kalp hizi ve
kan basinci veya mide asidinde artma görülebilir. Çok
yüksek ses güç görevleri yerine getirmeyi
dikkati dagitmak suretiyle azaltir.
Kim isitme koruyucusu kullanmalidir?
Eger gürültülü bir ortamda çalismak zorundaysaniz
koruyucu kullanmalisiniz. Ayrica bu koruyucular; güçlü
elektrikli aletler, gürültülü bahçe aletleri
veya atesli silah kullanirken de giyilmelidir.
Is sirasinda gürültüye maruz kalma ile ilgili kanunlar
nelerdir?
Pek çok insanda devamli 85 dB üzerinde gürültüye
maruz kalma anlamli sekilde isitme kaybina yol açar ve daha
yüksek sesler bu hasari arttirir. Korunmamis kulaklar için
izin verilen maruz kalma süresi ortalama gürültü
seviyesinde her 5dB artis için yarisi kadar azaltilmalidir.
Örnegin 90dB için maruz kalma süresi 8 saat, 95
dB için 4 saat ve 100 dB için 2saat olmalidir. Izin
verilen en yüksek gürültü seviyesi korunmus
kulak için günde 15 dakika ve 115 dB’dir.140 dB
üzerindeki gürültü kabul edilemez.
ABD’de mesleki güvenlik ve saglik birligi yönetimi
1983 yili isitme koruma kanununda gürültülü
çalisma ortamlarinda isitme koruma programi uygulamayi istemektedir.
Bu ise ortalama 85 dB veya daha fazla gürültüye maruz
kalan yaklasik 5milyon çalisanda yillik isitme testi yapmayi
kapsar. Ideal olarak gürültülü makine ve çalisma
ortamlari daha az gürültülü aletlerle donatilmali
veya çalisma saatleri azaltilmalidir. Ancak bunun maliyeti
pahalidir. Alternatif olarak kisisel isitme korumalari ortalama
90 dB’den yüksek gürültüde kullanilmalidir.
Gürültü ölçümleri isitme korumasi
ihtiyacini gösterirse isveren en az kulak tikaci ve bir tip
de kulak susturucusunu ücretsiz olarak çalisanlarina
vermek zorundadir. Yillik isitme testleri yüksek frekanslarda
10 dB veya daha fazla isitme kaybini gösterirse çalisan
bilgilendirilmeli ve gürültü 8 saat için 85
dB’den fazla ise isitme korumalari kullanmalidir. Isitmede
daha fazla kayip ve/veya kulak hastaligi ihtimali KBB uzmanina görünmeyi
gerektirir.
Isitme koruyuculari nedir ve ne kadar etkilidir?
Isitme koruyucu aletleri kulak zarina ulasan sesin siddetini azaltirlar.
2 formu vardir: kulak tikaci ve kulak maskesi.
Kulak tikaci dis kulak yoluna uyan küçük aletlerdir.
Etkili olmalari için total olarak kulak kanalini tikamalari
gerekir. Çesitli tip ve ebatlarda olabilirler. Kulakta tutamayan
kisiler için bas bandi ile kullanilabilirler.
Kulak maskesi kulagi kaplayacak sekilde oturur ve kulak kanalinin
tüm çevresini bloke eder. Bunlar uyumlu bantlarla yerlerinde
tutulur. Gözlük çevresini ve uzun saç çevresini
kapatmazlar ve ayarlanabilir bas bandi kulak maskeyi yerinde tutmak
için yeterlidir. Kulak tikaçlari rahat bir sekilde
yerlestirilmeli ve böylece kulak kanali tamamen kapanmalidir.
Iyi uymayan kirli veya yirtilmis tikaçlar kanali kapatmaz
ve rahatsiz edebilir. Uygun, iyi oturmus tikaçlar sesi 15-30
dB azaltabilir. Iyi tikaçlar ve maskeler sesin azaltilmasinda
esittirler ancak tikaçlar düsük; susturucular yüksek
frekanslarda etkilidirler. Tikaç ve susturucularin birlikte
kullanimi tek baslarina kullanima nazaran 10-15 dB daha fazla koruma
saglar. 105 dB’den yüksek sesler için beraber
kullanim düsünülmelidir.
Niçin sadece pamuk ile kulaklarimi kapatamam?
Kulak toplari ve kagit doku tipalari sesi sadece 7 dB azaltir.
Isitme koruyucularinin ortak problemleri nelerdir?
Isitme koruyucusu kullanan isçilerden yarisi koruyucularin
ses azaltma potansiyellerinin yarisini kullanirlar çünkü
bu gereçleri devamli kullanmazlar veya bu aletler tam olarak
kulaga uymaz. 8 saatlik bir süre devamli takilirsa 30 dB’lik
ses azalmasi saglayan bu koruyucu gürültüde 1 saat
çikarilirsa sadece 9 dB’lik saglar. Bu desibeller logaritmik
yelpaze ile ölçülmeleri sonucudur ve her 10dB artista
ses enerjisinde 10 kat artis görülür. Korunmamis
kulakla isçi koruyucu kullanmaya nazaran 1000 kat daha fazla
ses enerjisine maruz kalir. Ek olarak sese maruz kalma toplamsaldir.
Bunun için evdeki gürültü veya partideki gürültü
toplanarak hesaplanir. Is yerinde maksimum izin verilebilen gürültünün
ardindan gürültülü müzige maruz kalma günlük
güvenlik limitini asar. Tikaç veya susturucu devamli
kullanilsa bile eger kulak derisi ve koruyucu biraz aralik varsa
fazla ise yaramazlar.
Isitme koruyuculari kullanirken sesimizi daha fazla ve derinden
duyarsiniz. Bu koruyucularin iyi yerlestirildigini gösteren
yararli bir bulgudur.
Isitme koruyuculari kullanirken diger insanlari veya makine problemlerini
duyabilir miyim?
Günes gözlükleri nasil parlak isikta görmeye
yardimci olursa isitme koruyuculari çok gürültülü
yerlerde konusmayi anlamayi arttirir. Sessiz bir ortamda normal
duyan isitme koruyucusu takan insanlar düzenli konusmalari
anlayabilirler.
Isitme koruyuculari isitmesi bozuk veya dil anlamasi kötü
olanlarda normal anlamayi çok az azaltirlar. Ancak hafif
isitme kayipli kisilerin kulak tikaç ve susturuculari takmalari
daha fazla iç kulak hasarinin önlenmesi açisindan
önemlidir.
Isitme koruyucularinin isçilerin bozuk bir makine sesini
anlayabilme kabiliyetini düsürdügü tartisilmistir.
Ancak pek çok isçi daha fazla seste de uyum saglayabilir
ve böylece problemleri tespit edebilirler.
Isitmemdeki hasar eski ise bunu nasil anlayabilirim?
Isitme kaybi uzun yillar süresince olusur. Yavas, ilerleyici
ve agrisiz oldugu için fark edilmeyebilirler. Fark edebildiginiz
kulakta çinlama veya baska seslerdir. Bu da uzun süreli
olarak isitme sinirine zarar veren gürültüye maruz
kalma sonucunda gelisir. Veya insanlarin söylediklerini anlama
güçlügü çekilebilir. Özellikle
gürültülü bir ortamdayken insanlar mirildaniyor
gibi gelebilir. Bu yüksek frekans isitme kaybinin baslangici
olabilir ve isitme testi bunu tespit edebilir. Eger bu bulgulardan
herhangi biri varsa kulakta kulak kiri veya kulak enfeksiyonu gibi
düzeltilebilir hastaliklariniz olabilir. Ancak gürültüye
bagli isitme kaybi da olabilir.
Her durumda isinizi sansa birakmayin. Gürültüye bagli
isitme kaybi kalicidir. Eger isitme kaybindan süpheleniyorsaniz
bir KBB uzmanina görünün. Doktor isitme problemini
teshis eder ve en iyi tedavi yolunu önerir.
BAS DÖNMESI (VERTIGO)
Vertigo Nedir ?
Bazi insanlar denge problemlerini bas dönmesi olarak nitelendirirler.
Çevrenin dönmedigi bu denge bozuklugu bazen iç
kulaga bagli bir problemden dolayi ortaya çikabilir. Bazi
insanlar ise denge saglamaktaki zorluklarini vertigo kelimesiyle
açiklarlar. Bu kelime Latince dönmek fiilinden gelmektedir.
Hastalar siklikla kendilerinin veya çevrelerinin döndügünü
söylerler.
Hareket Hastaligi ve Deniz Tutmasi Nedir ?
Bazi insanlar uçaga bindiklerinde veya arabada bulanti hissederler,
hatta bazen kusarlar. Bu duruma tasit tutmasi denilir. Bir çok
insan bu rahatsizligi gemiye bindigi zaman çeker bu yüzden
ayni olay olmasina ragmen buna deniz tutmasi denir. Deniz tutmasi
sadece ufak bir rahatsizliktir. Bunun disinda herhangi bir tibbibozuklugun
ifadesi degildir. Ancak bazen yolcular bu rahatsizliktan dolayi
çok kisitlanabilirler. Çok az bir kisminda da bu rahatsizlik
yolculuk bitse dahi birkaç gün sürmektedir.
Hangi Tibbi Rahatsizliklar Bas Dönmesine Neden Olur
1. Dolasim: Dolasim bozukluklari bas dönmesinin en sik nedenleri
arasindadir. Eger beyniniz yeterince kan almazsa basiniz dönmeye
baslar. Hemen hemen herkes yatarken aniden ayaga kalktiginda birkaç
defa hissetmistir, ancak bazi insanlar sik veya kronik nedenlerden
ötürü bas dönmesi sikayetlerinde bulunurlar.
Bu arterioskleroz (damar sertligi) dan dolayi olur. Bu rahatsizlik
çogunlukla yüksek tansiyon hastalarinda, seker hastalarinda
ve kan yaglari yüksek olanlarda görülür. Bazen
de kalp fonksiyonlari yetersiz olanlarda veya kansizlik sikayeti
olanlarda rastlanir. Bazi ilaçlar özellikle nikotin
ve kafein beyne giden kan akimini azaltir. Dietteki çok miktarda
tuz da kan akiminin azalmasina neden olur. Bazen dolasiminda strese,
sinirlenmeye veya gerginlige bagli olarak bazi bozukluklar olabilir.
Eger iç, kulak yeterince kan alamazsa daha özel bir
bas dönmesi durumu olan vertigo ortaya çikar. Iç
kulak kan dolasimindaki degisikliklere çok hassastir. Bu
yüzden beyin için bahsedilen zayif kan dolasimi durumlarinin
hepsi iç kulak için de geçerlidir.
2. Yaralanma: Kafatasinda meydana gelen, iç kulagi da zedeleyen
bir kirik sonrasinda asiri,kisitlayici bir vertigoyla birlikte bulanti
ve isitme kaybi gelisir. Bas dönmesi birkaç hafta sürer.
Bu süre içinde normal taraf yavas yavas karsi tarafin
fonksiyonlarini üstlenir.
3. Enfeksiyon: Virüslerden örnegin soguk alginligina neden
olanlar iç kulagi ve onun beyinle olan sinir baglantilarini
etkileyebilirler. Bu kötü bir vertigoya neden olurken
isitme genellikle etkilenmez. Buna ragmen bakteriler sonucunda olusan
enfeksiyonlarda hem denge hemde isitme fonksiyonlarinin bozulmasina
neden olur. Bas dönmesinin siddeti ve iyilesme zamani kiriklarda
oldugu gibidir.
4. Allerji: Bazi insanlar allerjik olduklari besinlerle veya havadaki
parçaciklarla karsilastiklarinda bas dönmesi veya vertigo
ile karsilasabilirler.
5. Nörolojik hastaliklar: Multipl Skleroz, sifiliz, tümör
gibi sinir sistemini etkileyen hastaliklar dengenin bozulmasina
neden olur. Bunlar nadir nedenler olmasina ragmen doktorunuz muayene
sirasinda bunlari da düsünecektir.
Araç Tutmasina Karsi Ne Yapabilirim
1. Her zaman vücudunuzun hareketinin iç kulaginiz ve
gözleriniz tarafindan ayni sekilde algilanabilecegi bir yerde
oturun. Örnek olarak arabanin ön tarafinda oturup uzak
manzaralara bakabilirsiniz veya geminin güvertesi ne çikip
ufku izleyebilirsiniz yada uçakta cam kenarinda oturup disariyi
seyredebilirsiniz. Uçak yolculuklarin da hareketin en az
oldugu kanat üstüne denk gelen koltuklari tercih edin.
2. Eger araba sizi tutuyorsa kitap okumayin yada zit yöndeki
koltuklara oturmayin.
3. Araç tutmasi olan bir baska yolcuyla konusmayin veya onu
izlemeyin.
4. Yolculuktan hemen önce yada yolculuk sirasinda keskin kokulardan,
baharatli ve yagli yiyeceklerden uzak durun. Arastirmalar halk arasinda
yaygin olarak kullanilan formüllerin etkinligini bilimsel olarak
kanitlayamamistir.
5. Doktorunuz tarafindan tavsiye edilen ilaçlardan birini
yolculugunuzdan önce alin. Bu ilaçlardan bazilari reçetesiz
olarak da satin alinabilir. Sakinlestirici veya sinir sistemini
etkileyen ilaçlar için doktorunuzun reçetesi
gerekir. Bazilari hap veya fitil seklindedir bazilari ise (scopolamine)
kulak arkasina yapistirilabilen bantlar seklindedir.
Sunu hatirlayin: Bas dönmesi ve araç tutmasi olaylarinin
büyük çogunlugu hafiftir ve kisi bunu kendi kendine
tedavi edebilir. Ancak agir veya giderek daha da agirlasan vakalar
Kulak Burun Bogaz, denge ve sinir sistemi konusunda uzman bir doktor
tarafindan takip edilmelidir.
Doktorunuz Sizin Için Neler yapabilir?
Doktorunuz bas dönmesini tarif etmenizi isteyecektir. Bunun
bir göz kararmasi mi yoksa bir hareket hissi mi oldugunu, ne
kadar sürdügünü, isitme kaybi veya bulanti ve
kusma olup olmadigini soracaktir. Hangi durumlarin bas dönmesi
olusturdugu da sorulabilir. Genel durumunuz, ilaç alip almadiginiz,
kafa travmasi, son zamanlarda geçirilmis bir enfeksiyon,
ve kulaginizla, sinir sisteminizle ilgili birçok soruya cevap
vermek durumunda olabilirsiniz. Doktorunuz kulaginizi, burnunuzu
ve bogazinizi muayene ettikten sonra sinir sistemiyle ilgili bazi
testler yapacaktir. Iç kulak hem isitme hem de dengeyle ilgili
oldugu için dengedeki bir bozukluk isitmeyi de etkileyecek
veya bunun tersi olacaktir. Bu nedenle doktorunuz isitme testi (odiogram)
isteyebilir. Bazi durumlarda kafatasinizin röntgenini, tomografisini
veya manyetik rezonans ile görüntülenmesini veya
iç kulaginizi uyarmak için kullanilan sicak veya soguk
sudan sonra göz hareketlerinizi izleyecek bir test (elektronistagmografi
- ENG) isteyebilir. Bazi durumlarda da kalbinizin degerlendirilmesini
veya bazi kan testlerini önerebilir. Her hasta için
her test gerekmemektedir. Doktorunuzun karari hangi testlerin gerekli
oldugunu belirleyecektir. Benzer olarak önerilen tedavi de
konulan teshis ile iliskili olacaktir.
Bas Dönmesini Azaltmak Için Neler Yapabilirim?
Ani pozisyon degisikliklerinden kaçinin. Örnek olarak
yatar durumdan aniden ayaga kalkmayin veya bir taraftan digerine
ani olarak dönmeyin.
1. Asiri kafa hareketlerinden (özellikle yukari bakmak) veya
hizli bas hareketlerinden kaçinin.
2. Dolasimi bozacak (nikotin, kafein ve tuz) ürünlerinin
kullanimini azaltin.
3. Bas dönmenize neden olan stresden, sinirlilikden uzak durun
ve allerjiniz olan maddelere maruz kalmamaya çalisin.
4. Bas dönmeniz oldugunda araba kullanmak tehlikeli alet kullanmak
veya merdiven tirmanmak gibi zarar verebilecek aktivitelerden uzak
durun.
KULAK ÇINLAMASI
Kulak Çinlamasinin nedeni
Kulakta zil sesi gibi bir takim seslerin duyulmasina tinnitus denir
ve çok yaygindir. Tinnitus zaman zaman ortaya çikabilir
veya sürekli olabilir; çok kalin veya çok ince
olabilir; tek kulakta veya her iki kulakta duyulabilir. Zil sesi
sürekli oldugunda kisiyi çok rahatsiz edebilir hatta
günlük yasantiyi etkileyebilir.
Baska insanlar kulagimdaki sesi duyabilir mi?
Bu genellikle olmaz ancak bazi durumlarda dinleyen kisi bir çesit
ses duyabilir; buna objektif tinnitus denir. Çogunlukla ya
bir damar anormalliginden veya kaslarin kasilmasindan dolayi orta
kulakta meydana gelen seslerden dolayi olusur.
Tinnitus nedeni nedir?
Sesin sadece hasta tarafindan duyuldugu subjektif tinnitusun birçok
nedeni olabilir: Küçük kulak kiri (geçici
bir süre tinnitus yapabilir), enfeksiyon, kulak zarinda delinme,
orta kulakta sivi birikmesi, orta kulaktaki kemiklerin eklem yerinin
sertlesmesi gibi… Tinnitus bas ve boyun bölgesindeki
damar genislemeleri ve ya sinirden kaynaklanan tümörden
dolayi da olabilir; bu problemlerde isitme kaybi da vardir. Alerji,
yüksek veya düsük tansiyon, tümör, seker
hastaligi, troid problemleri, bas boyun bölgesine olan darbeler,
bazi ilaçlar ( romatizma ilaçlari, bazi antibiyotikler,
sakinlestirici ilaçlar ve aspirin) tinnitusa sebep olabilir.
Her durum için tedavi çok farklidir. Bu yüzden
uzman doktora basvurmak önemlidir.
Tinnitus çogunlukla isitme sinirlerinin mikroskopla görülebilecek
kadar küçük olan uçlarinda meydana gelen
hasardan dolayi olusur. Bu sinir uçlarinin saglikliligi dogru
ve kesin duymayi saglar; bunlarda meydana gelecek bir hasar isitme
kaybi ve tinnitusa yol açar. Ilerlemis yasla beraber sinir
uçlarinda bazi degisiklikler olabilir, böylece tinnitus
meydana gelebilir. Ne yazik ki bir çok insan endüstriyel
gürültünün, yangin alarmlarinin yüksek
sesle müzik dinlemenin ve diger gürültülerin
ne kadar zararli oldugundan habersiz veya bunu umursamamaktadir.
Tedavi
Vakalarin çogunda özel bir tedavi yoktur. Eger neden
bulunursa tedavi buna yöneliktir. Bunun için bazi röntgen
filmleri ve denge testlerine ihtiyaç olabilir. Ancak buna
ragmen çogunlukla neden bulunamaz. Yine de bazi durumlarda
ilaçlar yardimci olabilir.
Tinnitusun azaltilmasi için ne yapilabilir
Isitme sistemi vücudun en hassas sistemidir. Bu nedenle dikkat
etmemiz gerekenler:
1- Yükses sesli müzige maruz kalmayin
2- Kan basincini sürekli kontrol ettirin
3- Tuz alimini kisitlayin
4- Sinir sistemine uyarici etkisi olan sigara, kahve, koladan uzak
durun
5- Günlük düzenli egzersiz yapin
6- Yeterince dinlenin, çok yorulmayin
7- Sesten endiselenmeyin; kulak çinlamasi sizi sagir etmez.
Bu sesleri rahatsiz edici ama önemsiz bir gerçek olarak
kabul edin ve olabildigince yok saymaya çalisin. Bu, tembihleme
ya da maskeleme ile basarilabilir.
8- Sinirliliginizi ve gerginliginizi en aza indirin.
Tembihleme, konsantrasyon ve gevseme egzersizleri sonucunda kan
basinci ve kas gruplarini sistemli olarak kontrol etmeyi saglar.
Maskeleme, sürekli ama rahatsiz etmeyecek bir ses üreterek
kisinin kulak çinlamasini unutmasini saglamasidir. Tinnitus
özellikle çevre sessiz oldugunda, gece yatarken daha
rahatsiz edicidir. Tinnitusla yarisacak bir ses ,bir saatin tiklamasi
veya bir radyo rahatsizligi azaltacaktir. Bazi doktorlar alçak
sesle FM kanallari dinlemeyi önermektedir. Bu ses beyaz ses
olarak bilinmektedir. Bazi hastalar rahatlatici ses üreten
elektronik aletler kullanmaktadir.
Isitme cihazlari çinlamanin azalmasini saglar mi?
Isitme bozuklugu olan kisilerin bazilarinda kulak çinlamalari,
kullandiklari cihazlar tarafindan azaltildigi veya yok edildigi
söylenmektedir. Ancak isitme cihazi sadece tinnitusu önlemek
için kullanilacaksa özenli çalisma yapilmalidir.
Genellikle isitme cihazi çikarilinca çinlama ilk durumuna
döner.
MENIERE HASTALIGI
Tani
Bir doktor ataklarinizin sikligini, süresini, ciddiyetini ve
karakterinin hikayesini degerlendirdikten sonra isitme kaybinizin
süresini, degisip degismedigini, çinlama ve dolgunluk
hissinizin olup olmadigini, bunun tek ve ya çift tarafli
olup olmadigini belirleyecektir. Size geçmiste frengi, kizamik
veya diger ciddi enfeksiyon geçirip geçirmediginiz,
gözünüzde iltihap olup olmadigi, bagisiklik sisteminde
bozukluk ve alerjinin olup olmadigi ve ya geçmiste kulak
ameliyati geçirip geçirmediginiz sorulabilir. Ayrica
genel sagliginiz, seker hastaliginiz, tansiyonunuz, yüksek
kolesterol, guatriniz, duygusal problemlerinizin varligi da sorgulanir.
Bazi durumlarda bu problemlere yönelik testler yapilabilir.
Kulak ve bas boynun diger yapilarinin fizik muayenesi ataklar haricinde
normaldir.
Isitme testi olan odiometrik muayene, etkilenen kulaktaki isitme
kaybini gösterir. Etkilenen kulakta konusmayi ayirt etme yetenegi
etkilenmis olabilir. Hastalari yaklasik %50 sinde etkilenen kulakta
denge fonksiyonu azalmistir.
Tedavi
Diet ve tadavi:
Az tuzlu diyet ve bir idrar söktürücü ilaç
meniere hastalarinda atak sikligini azaltabilir. Bu tadaviden yanit
alinabilmesi için ilacin düzenli kullanimi ve tuz kisitlamasina
tam uyum çok önemlidir.
Yasam biçimi:
Kafein, sigara ve alkolden uzak durulmalidir. Hasta düzenli
uyumali, fiziksel olarak aktif olmakla beraber yorgunluktan kaçinmalidir.
Meniere hastaliginda stres, bas dönmesi ve kulak çinlamasina
sebep olabilir stresten uzak durulmalidir.
Önlemler:
Eger uyarmaksizin bas dönmeniz olursa araç kullanmayin.
Güvenlik için yüzmeden, merdivenlerden yapi iskeleleri
gibi riskli yerlerden vazgeçmeniz gerekebilir.
Cerrahi tedavi
Eger bas dönmesi ataklari konservatif çözümlerle
kontrol edilemiyorsa ve ataklar günlük isleri kisitliyorsa
asagidaki cerrahi islemlerden birisi tavsiye edilebilir.
1) Endolenfatik sant veya dekompresyon islemisitmeyioruyan bir
islemdir. Hastalarin ½-1/3’ünde bas dönmesi
ataklarinda kontrol saglanir. Ancak hiçbir hastada bu kontrol
kalici degildir. Diger islemlere kiyasla daha kisa sürer.
2) Vestibüler nörektomi denge sinirinin iç kulagi
terk edip beyine girdigi yerde kesilmesi islemidir. Bas dönmesi
ataklarinin büyük kismi bu yöntemle tedavi edilir
çogu hastada isitme korunabilir.
3) Labirentektomi ve sitme sinirinin kesilmesi: Bir tarafin iç
kulagindaki isitme ve denge mekanizmalarinin harap edilmesidir.
Meniere hastasinin etkilenmis oldugu kulagi çok az duyuyorsa
bu yöntem tercih edilebilir. Genellikle bas dönmesi ataklari
kontrol altina alinir
BIYONIK KULAK (COCHLEAR IMPLANT)
Dünyada dogan her bin insandan biri sagir dogmaktadir. Hemen
hemen esit sayida insanda ise hayatin ilerdeki dönemlerinde
sagirlik gelisebilir.
• Cochlear implant total isitme kaybi olanlarda kismi duymayi
saglayan elektronik bir araçtir. Türkiyede muhtelif
zamanlarda biyonik kulak olarak basinin gündemine gelmekle
beraber kullanim alani henüz çok yaygin degildir.
• Cochlear implant cerrahi olarak kulak arkasi kemige yerlestirilen
bir iç ve isitme cihazina benzeyen bir dis parça olmak
üzere iki parçadan olusur.
• Cochlear implant sesleri daha yüksek ve temiz hale
getiren bir isitme cihazi degildir.
• Cochlear implant duyma sinirini elektronik olarak uyararak
iç kulagin fonksiyonunu yerine getiren bir cihazdir.
Normal Duyma
Kulak üç bölüme ayrilmistir; Dis, orta, iç
kulak. Her bölümün kendi içinde önemli
fonksiyonlari vardir. Ses dalgasi ilk önce kulak zarini titrestirir.
Bu iletisim orta kulaktaki kemikçiklere aktarilir. Çekiç,
örs ve üzengi kemikçikleri bu titresimi iç
kulaga burada isitmeyi saglayan cochlea’ya aktarirlar. Cochlea’daki
titresim buradaki 16000 saçli hücreyi uyarir. Bu saçli
hücrelerin hareketi elektriksel bir uyarim olusumunma yol açar.
Olusan bu karmasik elektriksel uyarimlar beyinde ses olarak algilanir.
Isitme Kaybinin Tipleri
Eger dis veya orta kulakta bir engel varsa bu iletim tipi isitme
kaybina yol açar. Bu tip kaybin altinda pek çok neden
olabilir ve ilaçla veya cerrahi girisimlerle tedavi edilebilir.
Egerisitme kaybinin nedeni iç kulaktaki bir problemden kaynaklaniyorsa
buna iç kulak tipi isitme kaybi denir. Genellikle neden saçli
hücre hasaridir ve ilçala tedavi edilemez.
Cochkear Implant Nasil Çalisir?
Cochlear implant’in amaci çalismayan saçli
hücreleri geçip dogrudan duyma sinirinin uyarilmasidir.
Implantlarin birkaç çesidi vardir. Ancak tümünde
bir mikrofon, bir sinyal üretici, ve bir veya daha çok
elektrodbulunur. Mikrofon ve sinyal üretici bir isitme cihazi
gibi vücudun dis kismina yerlestirilir. Vücudun diskimsinda
alicisi olan bir transmitter
veya derinin disina tasan kulagin hemen arkasindaki bir konnektö
kullanilabilir. Her ikisinin de amaci iliskiyi sagalamaktir. Elektriksel
uyarilar vücudun içine yerlestirilen elektrodlarla göderilir.
Elektriksel uyarilar isitme sinirini uyarir ve bu sinyal beyne gönderilir.
Cochlear Implant Kimlere Uygulanir?
Cochlear implant isitme cihazindan yararlanamayanlar için
planlanmistir. Adaylar en az iki yasinda veya daha büyük
olmalidir.
Hastanin Degerlendirilmesi:
Kulak Degerlendirilmesi:
Orta veya iç kulakta cerrahi müdahaleyi güçlestirecek
bir durum olup olmadigi arastirilir.
Isitme Degerlendirilmesi:
Hassas duyma testleriyle hastanin isitme cihaziyla ve isitme cihazi
olamadan kaybi degerlendirilir.
Radyolojik Degerlendirme:
Genellikle bilgisayarli tomografi veya MR ile iç kulagin
durumu arastirilir.
Psikolojik Degerlendirme:
Bazi implant programlari için gereklidir.
Fiziksel Degerlendirme:
Hastaya uygulanacak cerrahi girisim genel anestezi altinda yapilacagindan
kisinin girisimi engelleyebilecek problemleri arastirilir.
Cochlear Implant Cerrahisi
Cochlear implant crrahisi genel anestezi altinda uygulanir operasyon
1-3 saat arasi sürer. Hastanede kalis süresi hastanin
ihtiyaçlari ve kullanilan cihazin tipine göre bir geceden
birkaç güne kadar degisir.
Operasyon Sonrasi Bakim Egitim ve Takip
Girisimi takip eden bir veya iki ay sonra hasta kinige geri döner.
Sistemin kullanimi, cihaza alisma ve ses egitimi bu zamanda yapilir.
Cochlear implant programinda gerekli egitim süresi ve cihaza
alisma süresi degiskendir.
Cochlera Implanttan Ne Beklenmeli?
Cochlear implant normal bir duyum saglamaz. Mekanik yeni bir ses
duyumu gerçeklesir. Tam isitme kayipli cochlear implantasyon
uygulanan hastalar orta siddet ile yüksek siddetteki sesleri
isitebilirler. Pekçok hastada cochlear implant dudak okumayi
kolaylastiracak bir islev görür. Küçük
bir grup hastada ise dudak okumaya gerek kalmadan sözcük
ve cümlelerin ayirimi mümkün olabilir.Sonuçlar;
sagirligin olustugu zamana, implantasyon yapildiginda bulunan yasa,
sagirligin süresine, mevcut duyma sinirinin durumuna, operasyon
sonrasi yapilan egitime göre degiskenlik gösterir.
Maliyet
Günümüz kosullarinda cochlear implant bir isitme
cihazindan çok daha pahalidir. Tüm
harcamalar dahil fiyati 15000 ile 25000 USD arasinda degismektedir.
BURUN VE SINÜS HASTALIKLARI
BURUN KANAMALARI
Burun kanamalari çogunlukla can sikicidir.Ancak bazen korkutucu
ve yasami tehdit edici boyuttadir. Genel olarak iki gruba ayrilir:
1-Ön burun kanamalari: Burun ön kisimdan gelen kanamalardir.
Ayakta duran kiside burun deliginden akan kanama seklinde kendini
gösterir.
2-Arka kanama: Burun arkasinda olan kanamadir. Kanama genize dogrudur.
Otururken veya ayakta dururken bile kanama bogaza dogru olur. Hasta
sirtüstü yattiginda ön kanama bile olsa her iki yönde
kanama olacaktir.
Arka burun kanamalari bir uzmanin takibini gerektireceginden oldukça
önemlidir. Arka kanamalar genellikle yasli kisilerde görülür.
Bunlar genellikle yüksek kan basinci olan veya travma geçirmis
kisilerdir. Burun kanamalari çocuk yas grubunda genellikle
ön kanama tipindedir. Kuru hava ve kis aylarinda görülen
kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadir. Bundan korunmak için
nemlendirici kremi burun orta bölmesine parmak ucu ile sürmek
faydali olacaktir.
Bu amaçla vaselin gibi kremler kullanilabilir. Günde
3 defa kullanilmasi önerilir ancak gece yatmadan sürmek
de yeterlidir.
Sik tekrarlayan burun kanamalari mutlak doktor kontrolü gerektirir.
Ön kanamalarin durdurulmasi
1- Burun ucundaki yumusak kismi bas parmak ve diger iki parmak
arasina alin
2- Parmakla sikistirilmis burnu yüzünüze dogru bastirin
3- Bes dakika bekleyin
4- Basinizi kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat edin; oturmaniz
ya da basiniz yukarda uzanmaniz önerilir
5- Plastik torba içine buz koyarak bunu burun ve yanaginiza
tatbik edin
Kanama durduktan sonra yeniden kanamayi önlemek
1-Sümkürmemeye dikkat edin
2-Yerden agir bir sey kaldirmak ve ya buna benzer zorlayici hareket
yapmayin
3- Basinizi mutlaka gögsünüzden yukari tutun
Tekrar kanama olursa
1-Burun içindeki tüm pihtilari sümkürerek
temizleyin
2- 3-4 defa her iki burun deligine dekonjestan burun spreyi sikin
3-En bastaki burna baski yaparak sikin
4-Doktorunuzu arayin: kanama durmuyorsa, tekrar kanama egilimi gösteriyorsa,
yorgunluk- halsizlik hissediliyorsa, kanama daha çok bogaz
arkasina oluyorsa….hemen doktorunuzu arayin veya acil servise
basvurun
SINÜZIT
Her yil milyonlarca insan burunda dolgunluk, bas agrisi ve burun
akintisi gibi sikayetlerle sinüs sorunu yasamaktadir.
Sinüs nedir?
Yeni dogmus bir bebegin bile çok küçük
olsa dahi sinüsleri vardir. Baslangiçta bezelye büyüklügünde
olan, burnun içinden yüz ve kafatasi kemiklerinin içine
dogru genisleyen hava cepleridir. Çocukluk ve genç
eriskinlik döneminde büyümeye ve genislemeye devam
ederler. Burun iç yüzünü kaplayan zarin aynisi
ile döselidir ve bir kursun kalem basi büyüklügünde
bir delikle buruna açilir.
Sinüsler normal salgi (mukus) olusturan burun sisteminin bir
parçasidir. Burun ve sinüsler günde yaklasik yarim
litre mukus salgilar. Bu mukus, burun örtüsü üzerinde
hareket ederek toz parçaciklarini, bakterileri ve diger partikülleri
süpür, yikarlar. Bu mukus geriye bogaza süzülür
ve yutulur. Içindeki parçaciklar, bakteriler mide
asidi tarafindan parçalanir. Insanlar bunun farkinda degildirler
çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.
Burun gerisine akinti ne demek?
Burun içi hava kirliligi tarafindan, alerjiye neden olan
maddeler tarafindan, dumanla ve ya virüsler tarafindan rahatsiz
edildiginde normalden çok fazla mukus üretir. Bu madde
temizleme amaciyla üretilmis su gibi salgidir. Burun arkasina
su gibi salgi olusur.arka akintinin en önemli nedeni budur.
Bir basak tipte ise mukus yapiskan ve kivamlidir. Bu , hava yollarinin
çok kuru oldugu ve zarlarin yeterince sivi salgilamadigi
durumlarda görülür. Bakteriler tarafindan olusturulan
enfeksiyonlarda da yapiskan ve kivamli mukus gözlenir; cerahatten
dolayi rengi sari veya yesil olabilir.
Sinüzit nedir?
Sinüslerin enfeksiyon veya enflamasyonudur. Tipik bir akut
sinüzit vakasi soguk alginligi veya alerjik bir atak sonucunda
fazla mukus salgilanmasi ile ortaya çikar. Zarlar o kadar
çok sisebilir ki sinüslerin küçük açikliklari
kapanir. Hava ve mukus, burun ve sinüsler arasinda hareket
edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basincin artmasina
neden olur. Olayin oldugu sinüse bagli olarak yüzde veya
alinda üzerine basmakla olusan, gözler arasinda veya gerisinde,
yanaklarda ve üst dislerde agri meydana gelir. Çikisi
kapali ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için
çok uygun bir ortamdir. Soguk alginligi normalden fazla sürerse
ve sümügün rengi yesil-sariya dönerse veya garip
bir tat olusursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelismistir. Uzun
süren vakalarda kronik sinüzit gelisir. Bas agrisi az
görülür ancak akinti ve kötü koku devam
eder. Enflamasyonun asiri olmasi durumunda polip adi verilen olusumlar
meydana gelir. Bazi sinüzit olgulari üst disteki enfeksiyonun
sinüse geçmesi sonucunda olusur.
Sinüzit olgularinin büyük çogunlugu tibbi
tedaviye yanit verir ve tehlikeli degildir. Bununla birlikte sinüs
içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne yakindir.
Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akcigerler için
saglikli degildir. Böylece sinüzit; bronsit, kronik öksürük
veya astimi ya azdirir ya da bunlarin ortaya çikmasina neden
olur.
Sinüzit baş ağrısı nedir?
Soguk alginligi sirasinda veya burun örtüsü sistigi
ve burun aktigi zamanda ve ya burun sümükle dolu oldugunda
yüzde, yanaklarda, alinda veya göz çevresinde ortaya
çikan bas agrisi muhtemelen sinüzit bas agrisidir. Sinüs
enfeksiyonu nedeni ile olur. Baska tür sinüs bas agrisi
uçak inmek üzere alçaldigi zaman ortaya çikar.
Bu özellikle soguk alginliginiz ve ya aktif alerjiniz varsa
belirgin olur. Migren ve diger damar kaynakli bas agrilari veya
gerginlik bas agrilari hem alin ve göz çevresinde agri
yapmasi hem de burun akintisina neden olmasi itibariyle sinüzit
ile karistirilabilir. Ancak bu tip bas agrilari doktor müdahalesi
olmadan kisa sürede geçer.
Kimler sinüs problemiyle karsılasır?
Sinüzit problemi yasamaya daha yatkın olanlar
* Alerjisi olanlar
* Iyi nefes almayi ve mukus akisini engelleyecek yapisal burun bozukluklari
olanlar: (Septum deviasyou gibi)
* Sik sik enfeksiyona maruz kalanlar
* Sigara içenler
Tedavi
Doktorunuz size soluk alip vermeniz, burun akintinizin rengi, ve
kokusu ve hangi olaylarin bu bulgulara neden oldugu ile ilgili sorular
soracaktir. Bazi durumlarda sinüslerin radyolojik görüntülenmesi
gerekli olabilir. Tedavi doktorunuzun koydugu teshis ile baglantili
olacaktir. Enfeksiyonlar için antibiyotik tedavisi veya cerrahi
müdahale bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit
çogunlukla antibiyotik tedavisine yanit verirken kronik sinüzit
için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir. Fonksiyonel
endoskopik sinüs cerrahisi (FESS) bu hastaliklarin çözümünde
son yillarda uygulanan tekniktir sonuçlar oldukça
basarilidir.
Önlemler
• Alerjiniz varsa bunu tedavi ettirin.
• Burnunuzu tahris eden kirleticilerden, özellikle sigara
dumanindan uzak durun.
• Dengeli beslenin düzenli egzersiz yapin.
• Gribal enfeksiyonu olan kisilerle temastan kaçinin.
• Birçok reçetesiz sinüs ilaci satilmaktadir
ancak uygun bir tani konulmadan bunlari kullanmak son derece sakincalidir.
Doktorunuzun reçete etmedigi hiçbir ilaci kullanmayin.
ALLERJIK BURUN HASTALIGI
Saman nezlesi nedir?
Saman nezlesi tanimi yanlis isimlendirilmektedir. Çünkü
saman bu olaya neden olmaz. Hatalik; akan , kasinan burun ve göz
, hapsirma, bogaz kasintisindan olusmaktadir. Havayla solunan parçaciklara
karsi gelisen alerji buna neden olmaktadir. Yaz gribi ise bilinen
virüs enfeksiyonlarindan farklidir, gribin aksine saman nezlesi
gibi havadaki parçaciklara karsi gelisen bir alerjidir. Saman
nezlesi ve yaz gribi tip dilinde alerjik rinit olarak bilinen durum
için kullanilan yaygin isimlerdir.
Alerjinin Nedeni Nedir?
Bir bitki veya hayvana ait birparçacik vücuda girerse
bu istilayi önlemek için bagisiklik sistemine ait bir
yanit gelisir. Normal sartlar altinda bu yararli dogal bir olaydir.
Bununla birlikte bazi kisiler bir takim maddelere karsi asiri reaksiyon
göstermektedir. Bu maddelere alerjen, kisilere ise alerjik
denilmektedir. Bu olay ailevi olarak görülme egilimi göstermektedir.
Alerjenler vücudu antikor yapmak üzere uyarirlar. Bunlar
daha sonra allerjenlerle birleserek, vücuda bu sekilde istenmeyen
etkilere yol açan bazi kimyasal maddelerin salgilanmasina
neden olurlar.
Histamin bunlar içinde en iyi bilinen kimyasal maddedir.
Bu madde burun mukozasinda sismeye, kasintiya, tahrise, ve asiri
miktarda akinti olusmasina neden olur.
Hangi Alerjenler Rinit Yapar?
Havada tasinabilecek kadar küçük ve hafif olan
hayvan ve bitki proteinleri gözümüz, burnumuz ve
bogazimizda birikirler. Polenler, mantar sporlari, hayvan tüyleri
ve ev tozu bu parçaciklarin en sik rastlanilanlaridir. Ilkbaharin
erken dönemlerinde polenler yada çevrede siklikla rastlanan
agaçlar neden olmaktadir. Ilkbaharin geç dönemlerinde
ise polenler çayirlardan kaynaklanmaktadir. Renkli süs
bitkileri nadiren alerjiye neden olmaktadir. Çünkü
bu bitkilerin polenleri bir yerden bir yere böcekler tarafindan
tasinmaktadir. Bazi bitkiler ise agustosun sonunda polen vermeye
baslarlar. Bu eylül ayi boyunca devam eder. Kimi zaman ekim
ayina kadar veya ilk soguklara kadar polen verdigi olur.
Mantarlar ekmegi küflendiren, meyvelerin bozulmasina neden
olan küflerdir. Ayni zamanda kuru yapraklarda, çayirlarda,
samanda, tohumda, diger bitki ve toprakta da bulunur. Soguga dirençli
olduklari için alerji sorunu uzundur ve karin topragi kapattigi
dönemler disinda tüm yil sporlari havada bulunur. Ev içinde
mantarlar ev bitkilerinde ve onlarin saksi topraginda yasar. Bodrum
katlari ve çamasir odalari gibi nemli yerlerin yani sira
peynirde ve mayalanmis içkilerde de bulunurlar.
Yil boyunca saman nezlesi nasil degisir?
Alerjenler, hayvan artiklari, kozmetik malzemeler, mantarlar, yiyecekler,
ev tozlari bütün yil boyunca bulunur. Ev tozu; mobilyalardan
dökülen selülozdan, mantardan, ev hayvanlarindan
dökülen artiklardan ve böcek parçalarindan
olusan karmasik bir yapidir. Alerji kisin sicak hava sistemlerinin
açilmasiyla ev tozunun etkisi altinda artmaktadir.
Alerji zararli olabilir mi?
Alerjik kisilerin soguk alginligina, sinüs enfeksiyonuna ve
kulak enfeksiyonlarina hassasiyeti artmistir ve daha fazla rahatsiz
edici olabilir. Hatta bazen bu kisilerde astim görülebilir.
Siz ne yapabilirsiniz?
Ideal olarak alerjinizin olustugu yerden uzakta yasamayi seçin.
Bu har zaman mümkün olmasa da su öneriler yardimci
olacaktir:
1- Çimleri keserken veya evi temizlerken polen maskesi takin
2- Isitma ve havalandirma sistemlerindeki filtreleri aylik olarak
degistirin yada hava temizleme aygiti alin
3- Polenlerin yogun oldugu dönemde kapi ve pencereleri kapali
tutun
4- Evde bitki ve hayvan bulundurmayin
5- Kus tüyü yastiklari, yün battaniye ve örtüleri
sentetik olanlarla degistirin
6- Gerektiginde yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanin.
7- Yataginizin bas tarafi yukari kaldirilmis olarak uyuyun
8- Genel saglik kurallarina uyun: her gün egzersiz yapin, sigarayi
birakin, dengeli beslenin, dengeli vitaminler alin, kis aylarinda
iyi bir nemlendirici kullanin
Doktorunuz sizin için ne yapabilir?
Dikkatli kulak-burun-bogaz-bas ve boyun degerlendirmesi sonucunda
doktorunuz sikayetlerinize herhangi bir enfeksiyon veya yapisal
bozuklugun yol açip açmadigina ve bunlara yönelik
en uygun tedavi biçimine karar verecektir. Alerji tedavisinde
antihistminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar,
asilar gibi pek çok ilaç vardir ve size en uygun tedavi
biçimi doktorunuz tarafindan belirlenecektir. Ayni zamanda
çevre kontrolü danismanligi da tedavinin bir parçasidir.
Hangi maddeye karsi alerji oldugunu tespit etmek için gerekli
kan tahlilleri ve deri testleri vardir.
BURUN ESTETIGI (RINOPLASTI)
Rinoplasti olarak isimlendirilen bu cerrahi islemde amaç
burun sekil bozuklugunu düzeltmektir. Burun içinde nefes
almaya engel olusturan kemik egrilikleri (deviasyon) ameliyati ile
birlikte yapilmasi mümkündür.
Ameliyat Öncesi Görüsme
Doktorununuzla görüsmeden önce burnunuzla ilgili
tüm problemlerinizi belirlemeniz faydali olacaktir.Nefes almaniz,
burun akintisi olup olmadigi, geniz ardina akinti ve bas agrisi
olup olmadigini belirlemeniz bu ameliyatla birlikte problemlerin
çözümünü mümkün hale getirecektir.
Burun sekli ile ilgli sorunlarinizin hangilerinin düzeltilip
düzeltilemeyecegini doktorunuzla mutlaka tartisin. Ameliyat
sonrasi beklentilerinizin olabilirligi doktorunuz tarafindan size
açiklanacaktir. Sizin için çok büyük
kusurlar cerrahi olarak basit bir islemle düzeltilebilirken
çok küçük bir ayrinti bazen zor bir cerrahi
ile ancak düzeltilebilir.
Ameliyati Amaci Nedir?
Burun estetiginde amaç yüzünüze en uygun burunu
yapmaktir. Bu cerrahi islem süphesiz mevcut kumasla yapilacaktir
Yani sizin cildinizin kalinligi, mevcut kikirdaklarin inceligi ve
formu yara iyilesmeniz ve daha önce geçirdiginiz burun
ameliyatlari basari oranini belirler. Amaç yüzünüze
ilgisiz bir burun yapmak degildir. Bu nedenle tek basina en güzel
burunu yapmak sorunlari çözmeyecektir. Yüzünüze
en uygun burunu yapmak en basarili sonuç olarak kabul edilir.
Burunun bazi yerleri küçültülürken bazi
yerlerinin büyültülmesi ile yüzde iyi görünen
burun saglanmaya çalisilir. Burun deliklerinin asiri görünmedigi,
diri, kemik çatinin kaybedilmedigi ve ameliyatli oldugu izleniminin
saklanmasi önemlidir.
Ameliyat ve Sonrasi
Burun estetik ameliyatlari dünyada en çok yapilan estetik
amaçli ameliyatlardir. Ameliyat süresi 1-1.5 saati asmamaktadir.
Ancak özel durumlarda bu süre daha uzun olabilmektedir.
Ameliyat sonrasi morluk ve sislik eskiden uygulanan cerrahi tekniklere
göre çok daha az oranda görülmektedir. Burun
içinde bir gün kalacak tampon yada nefes almaniza engel
olmayacak özel bir sünger ve burun disini saran minik
bir alçi ile uyanacaksiniz. Ameliyat sonrasi genellikle korkuldugu
gibi agrili geçmemektedir. Basit agri kesicilerle bu dönem
oldukça rahat geçecektir. Bir gün sonra burun
içi bosaltilacak, nefes almaniz normale dönecektir.
Asiri sicak olmayan bir mekanda basiniz hafif yukarda yada oturur
durumda istirahat etmeniz önerilir. Burun ameliyatlarindan
sonra her rastladiginiz insan size farkli yorumlar yapacaktir. Bu
zevklerin degisik olmasi yani sira eski burnunuzun iyi bilinmemesi
ile ilgilidir. Burununuz ile ilgili yorumu bu konunun uzmanlari
bile ancak eski burunu göz önüne alarak yapabilmektedir.
Zaman içinde burnunuzla ilgili degisiklikleri doktorunuzla
birlikte takip etmeniz en uygun yol olacaktir.
Ameliyat Sonrasi Dikkat Edilecek Hususlar
1. Burun üzerindeki alçi 7-10 gün arasinda kalacaktir.
Islanmamasi gerekmektedir. Terleme ile bu alçinin gevseyecegini
düsünerek asin sicak yerlerde bulunmamaniz gerekmektedir.
2. Dislerinizi ilk 10 gün çok dikkatli firçalamaniz
gerekmektedir. Özellikle ön dislerinizi firçalarken
dikkat etmeniz gerekecektir. Firçanizin yumusak olmasi önemlidir.
3. Ameliyat sonrasi asiri fiziksel aktiviteden uzak durun.
4. Burnunuzdaki sargilar kalkincaya kadar banyo yapilmamasi ve buharli
ortamda bulunulmamasi.
5. Bir hafta boyunca asiri yüz hareketleri ve gülmekten
kaçininiz.
6. Ameliyati takip eden 20 gün boyunca bogazli kazak veya dar
boyunlu giysiler giyilmemesi.
7. Yüzünüze ve burnunuza 3 hafta süreyle sert
bir sekilde dokunmayiniz.
8. Operasyonu takip eden 6 hafta boyunca asiri günes isigindan
uzak durunuz. Asiri sicak burnunuzda sismeye neden olacaktir.
9. Burun ameliyatlarindan sonra göz altlarinda ve yüzde
sisme olabilmektedir. Eski ameliyat tekniklerine göre bu duruma
çok daha az oranda rastlanmaktadir. Bu sislikler 1-2 hafta
içinde geçecektir.
10. Doktorunuzun verdigi ilaçlar disinda ilaç almayin.
11. Ameliyat sonrasi 5 gün kontak lens takilmamasi.
12. 16 hafta boyunca her türlü gözlük kullanilmamasi
daha sonraki dönemde hafif bir çerçeve kullanilmasi.
13. Burnunuz açildiktan sonra burun cildini sivi sabun veya
özel losyonlarla temizleyiniz. Bantlariniz alindiktan sonra
makyaj yapabilirsiniz.
BURUN GERISINE AKINTI
Burun Gerisine Akinti (BGA) bogazda akinti toplandigini hissetmek
veya burnun gerisinden akintinin aktiginin farkina varmaktir. BGA
egzersiz, kalin salgi veya bogaz kaslari ve yutma ile ilgili sorunlardan
ötürü de ortaya çikabilir.
Normal olarak, burnu ve sinüslerin içini kaplayan salgi
bezleri günde 250-500 ml. salgi üretmektedir. Bu mukozanin
yüzeyinde ancak mikroskopla görülebilen hareketli
küçük killar vardir. Bunlar salginin geriye dogru
hareket etmesini saglar. Daha sonra bu bilinçsiz olarak farkina
varmadan yutulur. Bu salgi zarlari islatir ve temizler, enfeksiyonlara
karsi savasir. Bu salginin üretilmesi ve temizlenmesi sinirler,
kan damarlari, salgi bezleri, hormonlar, ve küçük
kilciklar arasinda ki iliskiye baglidir.
Normal Olmayan Salgilar
Artmis ince ve temiz salgi soguk alginligi, grip (üst solunum
yolu viral enfeksiyonu), alerji, soguk hava, parlak isik, bazi besinler
ve baharatlar, gebelik ve hormonal degisiklikler, dogum kontrol
haplari ve bazi tansiyon ilaçlarinin da içinde oldugu
ilaçlar, ve burun içi kemik egriligi gibi durumlarda
görülür.
Vazamotor rinit allerjik olmayan asiri salgili ve tikali burun sikayeti
yapan bir hastalikdir. Artmis kalin salgi siklikla kis aylarinda
nemlendirme yapilmadan isitilan, nemin düstügü ev
ve binalarda görülür. Bunun yaninda sinüs ve
burun enfeksiyonlarinda ve kümes hayvanlarinin ürünlerine
karsi olusan allerjilerde de görülmektedir. Eger soguk
alginliginda ki salgi zaman içinde kalinlasip sari, yesil
renk almaya basliyorsa muhtemelen bakterilerin yol açtigi
bir cismin belirtisi olabilir (fasulye, bezelye, bir parça
kagit, oyuncagin bir parçasi v.b.) Salginin azalmasi asagida
ki nedenlerden birinden dolayi olabilir:
1. Uzun süre çevreye ait tahris edici maddelere maruz
kalmak burnu kurutup zarlarin zarar görmesine neden olabilir
(sigara dumani, endüstriel dumanlar, araba dumanlari). Salgi
azaldiginda normalden daha kalindir ve yanlis olarak artmis hissi
verir.
2. Yapisal bozukluklar (burun septumu düzensizlikleri) hava
akimini degistirerek burun zarlarinin kurumasina neden olur.(Yapisal
bozukluga bagli olarak salgiyi arttirir veya azaltir.)
3. Yasin ilerlemesiyle mukus zarlar büzüsür ve kurur.
Bu normalden daha az ve kalin salgi yapilmasina ve kisinin BGA hissine
kapilmasina yol açar.
4. Diger az rastlanan nedenler de zarlarda degisiklik yaparak bu
hisse neden olurlar.
Yutma Problemleri
Yutma agizda ki sivi ve kati gidalarin yemek borusuna geçmesinden
olusan karmasik bir olaydir. Bu agizdaki, bogazdaki ve midedeki
sinir ve kaslarin koordinasyon içinde çalismasi ile
olur. Yutma problemleri kati veya sivi gidalarin bogazda birikmesine
daha sonra ses tellerinin oldugu bölgeye dökülmesine
ve bunun sonucunda ses kisikligi, bogaz temizleme hissi veya öksürük
ortaya çikabilir.
Yutma güçlügünün birçok nedeni
vardir: Yasla birlikte yutma kaslari hem güçlerini hem
de koordinasyon yeteneklerini kaybederler. Bundan dolayi bazen normal
salgi bile mideye geçemeyebilir.
Uyku sirasinda yutkunma daha az olur ve salgi agizda birikir. Uyanirken
öksürme veya bogaz temizleme hissi duyulabilir
Her yasta sinirlilik ve stres bogaz kaslarinda kasilmaya ve bunun
sonucunda bogazda birsey varmis hissine neden olmaktadir. Siksik
bogaz temizlemek tahrisi daha da arttirarak durumun kötülesmesine
neden olur. Besinlerin geçtigi yol üzerindeki büyümeler
veya sislikler kati ve /veya sivi gidalarin geçisini yavaslatir
veya engeller.
Yutma bozukluklari midedeki besinlerin veya asidin yemek borusuna
veya bogaza geri geldigi Gastroözafageal Reflü (GER) veya
Larengofarengeal Reflu (LPR) olarak tanimlanan durumundan da kaynaklanabilir.
Yanma hissi hazimsizlik ve bogazda rahatsizlik belli basli bulgulardir
ve bunlar özellikle yemek yedikten sonra yatinca daha da artmaktadir.
Yemek borusu ile midenin birlesim yerinde meydana gelen torba seklindeki
fitiklarda buna neden olur
.
Tedavi
Tedaviye baslamadan önce mutlaka teshis konulmalidir. Bu detayli
bir Kulak Burun Bogaz muayenesi ve muhtemel bazi laboratuar, endoskopik
ve röntgen çalismalarini içermektedir.
Bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilir ancak
bunlar geçici bir iyilesme saglar. Kronik sinüzite kapali
sinüslerin agzini açmak için yapilacak cerrahi
bir müdahaleye ihtiyaç vardir.
Allerji; sebebini ortadan kaldirmakla kontrol edilebilir. Antihistaminikler
ve dekonjestanlar, kromolin ve steroid burun spreyleri, diger sekillerdeki
steroidler ve hiposensitizasyon (asi tedavisi) tedavi için
kullanilabilir. Ancak bazi antihistaminikler kurumaya neden olup
salgiyi daha da kalinlastirirlar. Dekonjestanlar kan basincinin
artmasina, kalp ve tiroid rahatsizliklarinin siddetlenmesine neden
olurlar. Steroid spreyler tibbi kontrol altinda genellikle yillarca
güvenle kullanilabilir. Ancak kisa dönemde yan etkisi
olmayan agizdan alinan ve enjeksiyonla verilen steroidlerin uzun
dönem kullanimlarinda muhakkak siki bir kontrol ve gözlem
yapilmalidir.
Gastroözafageal Reflü tedavisine yatagin bas tarafini
12-15 cm kaldirmak, az ve sik yemek yemek, alkol ve kafeinin yasaklanmasi,
yorucu olmamak sartiyla spor yapilmasi gibi yasami düzenleyici
önerilerle baslanir. Antiasit veya bu hastalikda çok
etkili olan mide asit üretimini durduran ilaçlar doktor
kontrolunda verilmelidir. pH ölçümü gibi kesin
teshis yöntemleri vardir..
Yapisal bozukluklar cerrahi uygulama gerektirir. Septum deviasyonu
sinüslerin normal olarak bosalmasini engeller ve kronik sinüzite
neden olur. Septumdaki bir çikinti tahrise ve anormal salgiya
sebeb olacaktir. Septumdaki bir delik kabuk baglamaya neden olur.
Genislemis veya sekli bozulmus konkalar (burnun yan duvarlarinda
çikan ve hava akiminin ayarliyan, nemlendiren yapilar) veya
polipler (enfeksiyon, allerji veya tahris sonucunda olusan selim
büyümeler) de ayni sikayetlere yol açabilir.
Her zaman bir neden bulmak mümkün olmayabilir. Tibbi tedavi
cevap vermezse hasta cerrahi tedaviye karar vermelidir.
Bazi durumlarda özel bir neden bulunamaz. Düzeltilebilecek
bir hastalik yoksa tedavi daha kolay akabilmesi için salginin
inceltilmesi yönünde olur. Bu daha ziyade sivi alimi yetersiz
olan yasli kisiler için geçerlidir. Bu hastalar günde
en az sekiz bardak su içmeliler, Kafeini birakmalilar ve
eger uygunsa idrar söktürücü kullanmamalidirlar.
Salgiyi inceltecek guaifenesin veya organik iyot kullanildiginda
tükrük bezlerinde sisme veya vücutta döküntü
gelisirse ilaç kesilmelidir.
Burunun su ile yikanmasi kalin ve azalmis salginin düzeltilmesine
yardimci olur. Bu burun için yapilmis özel cihazlarla
günde iki ila alti defa uygulanabilir. Sicak suyun içine
yemek sodasi veya tuz ilave edilerek bu sivi yapilabilir. Son olarak
da reçete gerektirmeyen basit tuz çözeltiler
burnu nemlendirmek için kullanilir.
Kronik Bogaz Kizarikligi
BGA siklikla kirmizi, tahris olan bir bogaza neden olur. Bogaz kültürlerinden
genellikle bir sonuç alinmaz ama bademcikler ve diger dokular
siserek rahatsizliga neden olurlar. BGA tedavi edildiginde bu olayda
ortadan kalkacaktir.
KOKU ve TAT ALMA BOZUKLUKLARI
Koku alma ve tat alma bozukluklari ciddi sorunlar midir?
Koku ve tat alma sorunlarinin yasamimizda büyük etkileri
olabilir. Bu duyularimiz esas olarak yasam keyfimize, istahimiza,
sosyal yasamimiza katkida bulundugu için koku ve tat alma
bozukluklari ciddi olabilir: Daha az yeriz, daha az sosyal oluruz,
kendimizi daha kötü hissederiz. Sonuçta yasam tadini
kaybeder. Bir çok yasli insan bu durumla karsi karsiyadir.
Koku ve tat alma duyusu bizleri ayni zamanda yangin, zehirli gazlar,
bozulmus yiyecekler gibi tehlikelere karsi da uyarirlar. Asçilik
ve itfaiyecilik gibi meslek sahibi olanlarda bu duyularin çok
keskin olmasi gerekir.
Koku duyusunun kaybi sinüs hastaliginin, burun pasajinda bir
kütlenin ve ya nadir durumlarda beyin tümörlerinin
bir belirtisi olabilir.
Koku ve tat duyulari nasil çalisir?
Koku ve tat kimyasal duyu alma sistemimize aittir. Koku ve tat
almanin karmasik süreci etrafimizdaki maddelerden salinan moleküllerin
burun, agiz ve bogazdaki özel sinirleri uyarmasiyla baslar.
Bu hücreler mesajlari özgül koku ve tatlarin tanimlanmis
oldugu beyne iletirler.
Koku sinir hücreleri, bir gülün kokusu veya firindaki
ekmegin kokusu gibi çevremizdeki kokularla uyarilirlar. Bu
hücreler, burundan yukari çikan incecik bir doku yolda
bulunurlar ve dogrudan beyinle baglantilidir.
Tat sinir hücreleri, tükrükle karismis yiyecek ve
içecekle etkilesirler ve agiz ve bogazin tat goncalarinda
kümelesirler. Dilde görülen küçük
yumrularin çogu tat goncalari içerir. Bu yüzey
hücreleri tat bilgisini beyine mesajlari yollayan yakin sinir
liflerine iletirler. Bir baska mekanizma olan genel kimyasal duyu,
koku ve tat duyumuza katilir. Bu sistemde özellikle gözlerde,
burunda, agizda ve bogazdaki binlerce çesit sinir ucu amonyagin
igneleyici ve biberin atesi gibi duyulari tanimlarlar.
Tat
Genel olarak 4 temel tat duyusunu algilayabiliriz:
1-tatli
2-eksi
3-aci
4-tuzlu
Bu tatlarin bazi kombinasyonlari- yalniz basina dokunus, sicaklik,
koku ve genel kimyasal duyudan gelen duyu ile- bir tat üretirler.
Bu bize fistik mi havyar mi yedigimizi gösteren tattir.
Birçok tat temel olarak koku duyusu araciligi ile taninir.
Örnegin çikolata yererken burnunuzu tutarsaniz yediginizin
tatli mi aci mi oldugunu ayirabilseniz bile çikolatanin tadini
almakta zorlanacaksiniz. Bunun sebebi çikolatanin tanidik
tadinin büyük çogunlukla kokuyla algilanmasidir.
Kahvenin iyi bilinen tadi da öyledir.
Tat ve koku hücreleri sinir sisteminde eskiyinceye ya da zarar
görünceye kadar yenilenen yegane hücrelerdir.
Koku ve tat alma bozukluklarina sebep olan nedir?
Insanlarda koku duyusu 30-60 yaslari arasinda en keskindir. 60
yasindan sonra azalmaya baslar ve yasli insanlarin çogu koku
alma yeteneklerini kaybeder. Her yasta kadinlarin koku algilamasi
erkeklerden genel olarak daha iyidir. Bazi insanlarsa zayif bir
koku ve tat duyusu ile dogarlar.
Üst hava yolu enfeksiyonlari (soguk alginligi, viral enfeksiyonlar)
koku ve tat kayiplari için suçlanmistir.
Kafa yaralanmalari da koku ve tat kayiplari yaratabilir.
Deviasyon (burun orta perde egriligi) ve burunda yer kaplayan kitleler:
Özellikle polip ve benzeri olusumlarda burun tikanikligindan
dolayi koku partikülleri algilandiklari bölgelere ulasamaz.
Kimyasal maddeler: böcek ilaçlari ve benzeri maddeler
Tütün: Kokulari tanima yetenegini bozar ve tat duyusunu
azaltir. Sigarayi birakmak koku islevini arttirir.
Isin tedavisi: Bas ve boyun kanserli, radyoterapi almis kisiler
daha sonra koku ve tat alma kaybindan sikayet ederler. Bu duyular
bazi sinir sistemi hastaliklarinda da kaybolabilir.
Larenjektomi: girtlaklarini kanser sebebiyle kaybeden insanlar
genellikle koku ve tat olmada güçlükten yakinirlar.
Koku ve tat alma bozukluklarina nasil tani konur?
Koku ve tat alma kaybinin boyutlari bir kisinin algilayip taniyabilecegi
bir kimyasal maddenin en düsük konsantrasyonu kullanilarak
test edilebilir. Bir hastadan çesitli kimyasal maddelerin
kokulari ve tatlarini karsilastirmasi istenebilir; hastaya çesitli
kimyasal maddenin kokularinin yogunlugu ve ya tadi ya da bir maddenin
yogunlugu arttiginda kokularin ve tatlarin yogunlugunun nasil arttigi
sorulabilir.
Koku ve tat alma bozukluklari tedavi edilebilir mi?
Bazen bir ilaç koku ve tat bozuklugu yapabilir ve ilaç
kesilirse ve ya degistirilirse durum iyiye gidebilir. Çogu
vakada polip gibi burun tikanikligi yaratan sebep ortadan kaldirilabilir
ve reseptörlerin bulundugu bölgeye hava akiminin saglanmasi
koku ve tat kaybini düzeltebilir. Bazen kimyasal duyular kendiliginden
kaybolup geriye dönebilir.
SEPTUM DEVIASYONU
Nazal septum her iki burun deligini ortadan iki ayri bosluk olarak
ayiran kemik ve kikirdak yapilardan olusmus bir anatomik yapidir.
Bu bölmedeki sekil bozukluklari septum deviasyonu olarak isimlendirilmektedir.
Septal Deviasyon Nasil Olusur?
Burun egrilikleri dogum sirasinda veya çocuklukta özellikle
çucuk yürümeye basladigi zaman gelisen travmalar
sonucu olusabilir. Burun travmalari burun büyümesi iin
önemli olan noktalarda büyümeyi hizlandirarak veya
yavaslatarak burun egriliklerine sebep olabilir. Ileri yaslarda
meydana gelen burun kiriklari da septal deviasyonlarda önemli
bir etkendir.
Deviasyon Ameliyati Ne Zaman Gereklidir?
Toplumda çok sik olarak rastlanan bu problemde ameliyat
gereksinimi hastanin sikayetleri ile birebir ilgilidir. Birçok
insanda nazal septumda solunum problemi yaratmayacak egrilikler
mevcuttur dolayisiyla septumdaki her egrilik operasyon gerektigi
anlamina gelmez. Septum deviasyonu solunum güçlügü,
sinüzit ataklari, bas agrisi agiz açok uyuma gibi
Sikayetlere neden oluyorsa doktorunuz size cerrahi müdahale
önerecektir.Septum cerrahisinde genel olarak yüz gelisiminin
tamamlanmasi gerekmektedir. Kikirdak gelisimi tamamlanmadan uygulanan
cerrahi müdahaleler komplikasyonlara neden olabilmektedir.
Deviasyon Ameliyati
Günümüzde septum cerrahisi gelisen teknoloji sayesinde
oldukça konforlu hale gelmistir. Operasyon sonrasi içinde
silikon tüplerin oldugu özel tamponlar yaklasik 48 saat
burun içinde kalmakla beraber eskiden kullanilan tamponlara
oranla çok daha konforlu ve güvenlidir.Ameliyat sonrasi
doktorunuzun uygulayacagi pansumanlarla beraber yara iyilesmesi
daha hizli olmakta ve birkaç gün içinde normal
aktivitelerinize dönme imkanina sahip olabilmektesiniz.
NAZAL POLIP
Nazal polipler multifaktöriyel nedenli, nazal kavite içerisine
dogru gelisen iyi huylu jelatinimsi berrak kitlelerdir. Üçbin
yildan fazla bilinmekte olup burunda kitlenin en sik nedenidirler.
Erkeklerde kadinlardan iki kat fazla görülürler.
Nazal polipleri nedeni tam olarak anlasilamamistir.
Teshis
Nazal polipli hastalarda burun tikanikligi burun akintisi, koku
almada azalma gibi birçok belirti olmakla beraber kesin teshis
doktorunuzun uygulayacagi endoskopik muayene ve görüntüleme
yöntemleriyle konur.
Tedavi
Nazal poliplerde tedavi ilaç tedavisi cerrahi tedavi olmak
üzere ikiye ayrilir.Çogunlukla bu iki tedavi alternatifinin
kombinasyonu tercih edilir. Ilaçla tedavinin klasik amaçlari:
1)Polipleri ve rinit bulgularini yok etmek,
2)Burun solunumu ve koku duyusunu yeniden saglamak,
3)Poliplerin tekrar büyümelerini engelemektir.
Günümüzde nazal polipler için bilinen en
etkili ilaç kortizondur.Kortizon tedavisi sistemik uygulanabilecegi
gibi sprey seklinde sadece burun içine de uygulanabilir.
Cerrahi olarak birçok hastada lokal yada genel anestezi altinda
endoskopik sinüs cerrahisi uygulanmaktadir.
Nazal Polipler Tekrarlar mi?
Bugün poliplere uygulanan her iki tedavi alternatifine karsin
polipler yüksek oranda tekrarlama egiliminde olan olusumlardir.
Bunu önleyebilmek için doktorunuzla irtibat içinde
uzun süre takip ve tedavi gerekmektedir. Kortizon birçok
sistemik yan etkiye sahip olan bir ilaç oldugundan doktorunuzun
belirledigi doz ve süre haricinde kesinlikle kullanilmamalidir.
BOGAZ HASTALIKLARI
BADEMCIK VE GENIZ ETI
Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular
lenfoid hücrelerden olusmustur. Lenfosit yapiminda rolü
vardir. Yeni doganda anneden geçen immünglobulinler
nedeniyle küçüktürler. 4-5 yaslarda daha sik
olmak üzere enfeksiyonlara bagli olarak büyürler.
Ileri yaslarda küçülme egilimi gösterirler.
Geniz etinin büyük olmasi burundan solunuma engel olusturur.
Ayrica kulak ve sinüslerin bosalimini bozarak degisik boyutta
problemlere yol açarlar. Bu çocuklarda isitme kayiplari,
horlama, agizdan soluma, gece öksürükleri, burun
akintilari gözlenmektedir. Kronik geniz eti iltihaplari veya
büyümeleri ortodontik bozukluklar, yüz gelisiminde
bozukluklar ve konusma bozukluguna yol açabilmektedir.
Bademcik ve geniz eti büyümeleri üst solunum yolunu
daraltacak boyuta ulastiginda horlama ve apne dedigimiz uykuda nefessiz
kalma gibi ciddi sorunlar baslatir. Bu durumlarda bir KBB uzmani
ile görüsülmesinde yarar vardir.
Romatizmal ates olarak bilinen hastalik A grubu beta hemolitik streptokoklara
karsi olusturulan antikorlarin yol açtigi bir komplikasyondur.
Kalp kapakçiklarinda bozukluklara yol açabilmektedir.
Bademcikler ve Genizeti Hangi Durumlarda Alinmalidir?
Bademcik ve geniz eti ameliyatlari KBB kliniklerinde sik uygulanmaktadir.
Ilaç tedavisinden fayda görülmediginde cerrahi
olarak bunlarin çikartilmasina bas vurulmaktadir. Bu ameliyata
karar vermek için kullanilan iki kriter vardir.
Kesin ve göreceli olarak ameliyatin gerekliligi belirlenir.
Kesin ameliyati gerektiren durumlar:
• Üst solunum yolunun bademcik ve geniz eti büyüklügüne
bagli olarak tikanmasi
• Bademcik etrafinda abse (Peritonsiller abse)
• Kötü huylu tümör süphesi
• Çene yapisini bozan geniz eti ve bademcik büyümeleri.
Göreceli kriterlerin en basinda sik tekrar eden bademcik enfeksiyonlari
gelmektedir. Bademcik ameliyatlarinin %40'i bu nedenle yapilmaktadir.
• Son bir yilda 7 defa veya son iki yilda yil basina 5 'ser
defa veya son üç yilda yil basina 3 'er defa yada daha
sik atesli bademcik iltihaplanmasi geçirilmesi
• Difteri (Kus palazi) mikrobu tasiyicilari
• Kalp kapak bozuklugu olan kisiler.
• Bademcik ve geniz eti iltihaplanmasina bagli olarak sik
orta kulak iltihabi geçirilmesi.
Bu gibi durumlarda kronik bademcik iltihaplanmasi olarak adlandirilir.
Çözümünde cerrahi tedavisi önerilir,
planlanir.
Ameliyat Hangi Yasta Yapilabilir?
Bademcik hastaliklari çocuk yas grubu sorunu olarak bilinmekle
birlikte eriskin isinde ayni kurallar geçerlidir. Ameliyata
engel olusturacak herhangi bir ciddi saglik problemi olmayan eriskinlerde
de bademcik ameliyat uygulanmaktadir. Alt yas siniri zorunlu haller
disinda 3 yas olarak belirlenmistir. Üst yas sinirini belirlemek
mümkün degildir. Genel olarak ileri yaslarda bu hastaligin
görülme orani düsüktür ve çogu zaman
basit çözümler tercih edilmektedir.Bütün
bunlarla beraber üst solunum yolunda tikayici etki olusturan
ve hastada uyku sirasinda nefes durmalarina sebep olacak kadar ileri
derecede büyük bademcik ve genizeti problemi olan hastalarda
yas siniri yoktur.
Bademcik Ameliyati Riskli midir?
Bademcik ameliyatlari riski oldukça düsük orandadir.
Istatistiklerde 14.000 ameliyattan birinde anesteziye veya cerrahiye
bagli ciddi komplikasyon bildirilmektedir. Ameliyat sonrasi ciddi
kanama orani 5/1000 gibi düsük orandadir. Bademcik ameliyatindan
sonra vücudun savunma sistemi ile ilgili bir çok bilimsel
çalisma yapilmis ancak net bir sonuç elde edilmemistir.
Bademcikleri alinmis insanlarda lenfositlerin bazi tiplerinin sayisinda
azalma gösterilmistir. Ancak bunun klinik olarak sorun dogurduguna
rastlanilmamistir. Bademcik ameliyatindan sonra daha kolay farenjit
olundugu yolunda bir inanis vardir. Bademcigi alinmis yada alinmamis
insanlarda farenjit görülme orani ayni sikliktadir. Bademciklerin
alinmasi farenjit olma oranini artirmamaktadir.
UÇUK VE AFT
Agzinizda; konusmaniza ve yemek yemenize engel olacak kadar siddetli
agriya yol açan bir yaraniz varsa bilin ki yalniz degilsiniz.
Pek çok saglikli insan tekrarlayan agiz yaralarindan sikayetçidir.
En sik rastlanan tekrarlayan agiz yaralari uçuk ve aft (aftöz
ülser)’dir. Agizda görüldügünde birini
digerinden ayirmak güçtür. Bu iki lezyonun nedeni
ve tedavileri tamamiyla farkli oldugundan ayirimi çok önemlidir.
Uçuk nedir?
Bunlar siklikla dudakta görülen içi sivi dolu kabarciklara
verilen genel bir addir. Agizda özellikle disetinde, sert damakta
da görülebilirse de nadirdir. Uçuk genellikle agrilidir
ve agri lezyonun ortaya çikisindan birkaç gün
önce ortaya çikar. Bu kabarciklar saatler içinde
patlayarak kabuklanir. 7-10 gün sürer.
Nedenler:
Uçuk bir herpes simpleks virüsünün aktif duruma
geçmesi ile meydana gelir. Bu virüs, daha önce
bu enfeksiyonu geçiren hastalarda sessiz ve sinsi bir sekilde
bekler ve stres, ates, travma, hormonal degisiklikler ve günes
isigina maruz kalma gibi durumlarda aktif hale geçer. Tekrarlayan
lezyonlar ayni yerde yerlesme egilimindedir.
Uçuk yayilabilir mi?
Evet. Uçuk patladiktan tamamen iyilesene kadar ki süre
enfeksiyonun yayilimi için en riskli dönemidir. Virüs
gözlerinize, cinsel organlara ve diger insanlara da bulasabilir.
Önleme Önerileri:
• Bir lezyon görüldügünde agiz içi,
burun içi, cinsel bölge gibi mukoz zarlar enfeksiyona
karsi korunmalidir.
• Uçugu sikistirip patlatmayin.
• Birine dokunurken ya da göz veya cinsel bölgelerinize
dokunmadan önce ellerinizi dikkatlice yikayin.
• Tüm uyarilara ragmen herpes virüsün uçuk
olmadan da ulasabilecegi unutulmamalidir.
Tedavi:
Günümüzde kesin tedavisi yoktur ancak bu konuda yogun
çalismalar yapilmaktadir. % 5 asiklovirli merhem gibi bir
antiviral ajan kullanilabilir. Doktor ya da dis hekiminizden son
gelismeler hakkinda bilgi almak için irtibat kurun.
Aft nedir?
Aft dilde, yumusak damakta, dudak ve yanaklarin iç kisimlarinda
görülen küçük, yüzeyel ülserlerdir.
Oldukça agrilidirlar ve 5-10 gün sürerler.
Neden?
Nedenleri hakkindaki eldeki en iyi kanitlar stres, travma, asitli
yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahris
edici maddelere maruz kalma gibi durumlarda lokal bagisiklik cevabinda
degisiklikler meydana gelmesidir.
Aftöz ülser yayilabilir mi?
Hayir. Nedeni bakteri ya da bir virüs olmadigi için
lokal yayilimi ya da bir baskasina bulasmasi söz konusu degildir.
Tedavi
Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsizlik verici
durumlarin ortadan kaldirilmasi ve enfeksiyondan korunma ile olur.
Triamkinalon gibi haricen kullanilan bir kortikosteroid ilaci da
yardimci olur. Günümüzde kesin tedavisi bulunamamistir.
Diger yaralar:
Iki haftadan uzun süren iyilesmeyen agiz yaralarinda doktorunuza
ya da dis hekiminize basvurmalisiniz.
YUTMA BOZUKLUKLARI
Yutma güçlügüne (Disfaji) özellikle
yaslilarda olmak üzere tüm yas gruplarinda yaygin olarak
rastlanir. Disfaji terimi yemeklerin ve sivilarin agizdan mideye
geçmesi sirasinda zorluk hissetmeyi ifade eder. Bu duruma
çogu tehlikeli olmayan ve geçici olan birçok
faktör neden olabilir. Yutma güçlügü
nadiren tümör veya ilerleyici nörolojik hastalik
gibi daha önemli patolojiye isaret eder. Kisa bir süre
içerisinde yutma güçlügü kendiliginden
iyilesmez ise kulak burun bogaz uzmani tarafindan degerlendirilmelidir.
Nasil Yutariz?
Insanlar kati yiyecekleri yemek sivilari içmek ve vücudun
ürettigi tükürük ve mukusu yutmak için
günde yüzlerce kez yutma islevini gerçeklestirirler.
Yutma islevinin dört fazi vardir:
1) Birinci faz yiyecek ve içeceklerin çignenerek yutmaya
hazir hale getirildigi dönem.
2) Agiz fazi boyunca, dil yiyecek ve içecekleri agzin arka
bölümüne iterek yutma yanitini baslatir.
3) Yutak fazinda yiyecek ve içecekler hizlica yutaktan yemek
borusuna geçer.
4) Son faz olan yemek borusu fazinda yiyecek ve içecekler
yemek borusundan mideye geçer.
Birinci ve ikinci fazlar istemli kontrol altinda olusurken, üçüncü
ve dördüncü fazlar kendiliginden olusur.
Yutma Hastaliklarinin Nedenleri Nelerdir?
Yutma islevi sirasindaki herhangi bir kesinti yutma güçlügüne
neden olabilir. Yutma güçlügü sagliksiz disler,
uygun olmayan takma disler veya soguk alginligi gibi basit nedenlere
bagli olabilir. Yutma güçlügünün en yaygin
nedenlerinden biri mideden yemek borusuna geri kaçistir.
Bu durum mide asitinin yemek borusundan yutaga dogru yukari hareketinin
sonucu olusur. Diger nedenler arasinda felç, ilerleyici nörolojik
hastalik, trakeostomi tüpü varligi, hareketsiz ses teli,
agiz, girtlak veya yemek borusu tümörü ile bas boyun
bölgesine uygulanan cerrahi operasyonlar sayilabilir.
Yutma Hastaliklarini Kim Degerlendirir ve Tedavi Eder?
Yutma güçlügü inatçi ise ve nedeni
bilinmiyor ise bir kulak burun bogaz uzmani, söz konusu hastanin
hikayesini ele alarak muayenesini yapacaktir.
Bu muayene, aynalar veya özel optik sistemle görüntüleme
saglayan endoskoplar kullanarak dilin arka bölümünün,
bogaz ve larenksin incelenmesi yoluyla yapilir. Eger gerekli ise
yemek borusu, mide ve oniki parmak bagirsagi incelemesi, kulak burun
bogaz uzmani veya mide ve barsak hastaliklari uzmani tarafindan
yapilir.
Bunun sonucuna göre baryumlu yemek borusu geçis filmi
ile yutma mekanizmasi fonksiyonlarinin degerlendirilmesi gerekebilir.
Eger özel patolojiler söz konusu ise,üst mide- barsak
sistem filmi veya videofloroskopi ile beraber radyologla temasa
geçilebilir. Böylece yutmanin her dört fazininda
degerlendirmesi yapilir. Degisik kivamda yiyecek ve içecekler
kullanarak ve hastaya degisik pozisyonlar verdirerek, yutma yetenegini
degerlendirilebilir. Eger yutma güçlügü felç
veya ilerleyici nörolojik hastaliklara bagli ise nörolog
tarafindan degerlendirilmelidir.
Semptomlar
Yutma güçlügünün semptomlari sunlardir.
• Agizda tükürük artisi
• Yiyecek ve içeceklerin bogaza takilmasi hissi
• Bogaz ve gögüste rahatsizlik hissi( Mideden yemek
borusuna kaçis var ise - Reflu)
• Bogazda yabanci cisim veya parça hissi
• Uzamis veya belirgin yutma güçlügüne
bagli yetersiz beslenme ve kilo kaybi
• Yutma sirasinda kolayca geçmeyen yiyecek parçalari
sivi ve tükürüge ve bunlarin akcigerlere aspire edilmesine
bagli olarak gelisen öksürük ve bogulma hissi
Mümkün Olan Tedaviler:
Neden belirlenebilmisse, yutma güçlügü tibbi
tedavi, yutma tedavisi veya cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir.
Bu hastaliklarin birçogu tibbi tedavi ile tedavi edilebilir.
Mide asit salgisini engelleyen ilaçlar kas gevseticiler ve
asit gidericiler var olan ilaçlardan birkaçidir. Tedavi
yutma hastaliginin nedenine göre düzenlenir. Mideden yemek
borusuna kaçis siklikla beslenme ve yasama aliskanliklarini
degistirerek tedavi edilebilir. Örnegin :
• Hazmi kolay yiyeceklerden olusan bir diyet ile sik araliklarla
ve az miktarlarda beslenmek
• Alkol ve kafeinden uzak durmak
• Kilo ve stresi azaltmak
• Uyku vaktinden önceki üç saat boyunca yemek
yemekten sakinmak
• Geceleri yatagin basini yükseltmek.
• Eger bunlar yardimci olmazsa yemekler arasinda ve uyku vaktinden
önce asit giderici kullanmak rahatlama saglayabilir.
• Birçok yutma hastaligi yutma tedavisinden yarar görebilir.
Yutma kaslarinin beraber çalismasini saglayan ve yutma refleksinin
olusmasini saglayan sinirleri uyaran özel egzersizler yaptirilabilir.
• Hastalara ayrica yutma isleminin basarili sekilde yapilmasina
yardimci olacak vücut ve bas pozisyonlarini ögretebilir.
Yutma güçlügü olan hastalardan bazilari yetersiz
beslenme problemi ile karsilasirlar. Mesleki terapist beslenme teknikleri
hakkinda hasta ve ailesine yardimci olabilir. Bu teknikler hastayi
olabildigince bagimsiz kilar. Diyetisyen veya beslenme uzmani hasta
için gerekli olan yiyecek ve içecek miktarini ve ek
besinlerin gerekli olup olmadigini belirler.
Cerrahi tedavi belirli bazi problemlerin tedavisinde kullanilir.
Darlik veya yapisiklik varliginda söz konusu alanin genisletilmesi
gerekli olabilir. Kaslarin ileri derecede kasilmasi varliginda ilgili
kaslarin genisletilmesi ve hatta serbestlestirilmesi gerekli olabilir.
Bu yöntem kas kesilmesi olarak adlandirilir ve kulak burun
bogaz uzmani tarafindan gerçeklestirilir.
HORLAMA ve UYKU APNESI
Normal eriskin insanlarin en az %45’i zaman zaman horlamaktadir.
%25’i sürekli olarak horlamaktadir. Horlama problemi
en sik sisman erkeklerde görülür ve yasla birlikte
her geçen gün artar.
A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karsi cihaz gelistirmistir.
Bazi modeller pijama arkasina tenis topu yapistirmak gibi eski bir
modelin modifikasyonlaridir (Sirt üstü yatarken horlama
daha çok artar.). Çene ve boyun askilari, boyunluklar
ve agiz içine yerlestirilen cihazlar hiçbir yarar
saglamamistir. Horlama sesi ile çalisip hastayi uyandiran
elektronik cihazlar bulunmustur. Bütün bunlar hastanin
horlamadan uyuma alistirmalari olarak düsünülmüstür.
Ancak maalesef horlama kisinin kontrolünde olmayan bir problem
olup tüm bu cihazlar hastayi sadece uyutmamaya yöneliktir.
Horlamanin Nedeni Nedir?
Agiz ve burun arkasindaki hava yolunda darlik oldugunda ortaya çikan
gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin
arkasi ve yumusak damak ve küçük dilin oldugu kismin
genizle birlestigi bölge kendiliginden daralabilen bir bölgedir.
Bunlar birbirleri üstüne geldiginde solunumla birlikte
titresmekte ve horlama ortaya çikmaktadir. Horlayan biri
asagidaki problemlerden en az birine sahiptir.
1. Dil ve bogaz kaslari gerginligi azalmistir. Gevsek kaslar sirt
üstü yatinca dilin bogaz arkasina dogru kaymasina engel
olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevsemis birinin uykusunda
kas kontrolünün kaybolmasi ile ortaya çikar. Bazi
insanlarda uykunun derin fazinda gevsemeye bagli olarak yine horlama
görülebilmektedir.
2. Bogazdaki dokularin asiri büyük olmasi. Büyük
bademcik ve geniz eti çocuklarda en sik rastlanan horlama
nedenidir. Sisman insanlarda kalin boyun dokusu sebep olarak gösterilir.
Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.
3. Yumusak damak ve küçük dilin asiri sarkik ve
uzun olmasi bogaza dogru hava yolunu daraltir. Hava yoluna sarktigi
için bir valv gibi horlamaya neden olur.
4. Burun tikanikligi olan kisi havayi almak için genizde
asiri vakum yaratir. Bu vakum bogazda kollabe olabilen dokulari
hava yoluna dogru çeker. Böylelikle burun açik
iken horlamayan kiside horlama görülmeye baslar. Bu durum
neden bazi insanlarin sadece allerjik dönemlerde veya grip,
sinüzit oldugu zamanlarda horladigini izah etmektedir. Burun
deformasyonlari bu tip burun tikanikligi nedenleri olarak bilinir.
Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara tasmasi olarak
tanimlanir. Burun içi deformasyonlari içinde en sik
rastlanilanidir.
Horlama Ciddi Bir Sorun mudur?
Sosyal olarak evet! Bu aile yasaminda ciddi bir sekilde tehdit eder.
Horlayan kisi alay konusu olur. Ailenin diger bireyleri için
uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kisi tatil ve is gezilerinde
istenilmeyen oda arkadasi olur. Tibbi olara evet! Kisinin kendine
verdigi zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen
geceler vardir. Asiri horlayan kisilerde yüksek tansiyon horlamayan
kisilere göre daha sik görülür. Horlamanin en
agir formu “tikayici tipte horlama hastaligidir.” “Uyku
apnesi” diye bilinen bu hastalikta siddetli horlama nefessiz
kalinan bir dönemle kesilmektedir. Bu sirada solunum tam durmustur.
10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir
saat içinde 7 den fazla görülmesi yasami ciddi
sekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun s |