Doğum Tarihi :1964
Doğum Yeri :Sakarya
Mezuniyet :İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 1988
Uzmanlık :Haseki Hastanesi 1994
Uzmanlık Tezi :Anne karnında bebek ölümleri araştırmasıdır.
Görev : Haseki Hastanesi’nde 3yıl  uzman olarak görev yaptı. 1997 yılında özel sektöre geçti. Hastanemizin Yönetim Kurulu Başkanı ve Başhekimi olarak görevini devam ettirmektedir.
 

 

 Jin. Op. Dr. Zehra ÇETİNKALE

Kadın Hast.ve Doğum Uzm.

 
 
Doğum Tarihi : 1952
Doğum Yeri : Kıbrıs
Mezuniyet :İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Uzmanlık : Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Görev : Bayrampaşa Kızılay'da 6 yıl, özel muayenehanede 3 yıl, 01.12.2005 tarihinden itibaren Özel Ataköy Hastanesi'nde çalışmaktadır.
 

 

 Jin. Op. Dr. Dalga DALGIÇOĞLU

Kadın Hast.ve Doğum Uzm.

 
Doğum Tarihi :1964
Doğum Yeri : İstanbul
Mezuniyet : İstanbul Üniversitesi İst. Tıp Fakültesi 1987
Uzmanlık :Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1994
Görev : Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2 yıl, Hüdayi Polikliniği'de 10 yıl, 08.01.2008 tarihinden itibaren Özel Ataköy Hastanesi'nde çalışmaktadır.
 

 

 Jin. Op. Dr. Ayla ÖZALTAY

Kadın Hast.ve Doğum Uzm.

 
 

KADIN  HASTALIKLARI  VE  DOĞUM           

Jinekoloji (Kadın Hastalıkları ve Doğum) bölümünde 24 saat kesintisiz hizmet verilmekte olup, jinekoloji ve doğumla ilgili her türlü acil teşhis ve tedavi olanakları bulunmaktadır. Sağlıklı bir doğum için gerekli olan gebelik öncesi çiftlerin araştırılması, gebelik esnasında yapılan antenetal gebelik araştırmaları, ultrasonografileri ve muayeneleri yapılmakta olup , yüksek riskli gebelik  ve doğum  yönetimi başarı ile gerçekleştirilmektedir. Prematüre (erken, anne karnında gelişme geriliği olan bebeklerin tedavi edildikleri yeni doğan yoğun bakım ünitesi ve fototerapi üniteleri hizmet vermektedir)

 

           Doğum sonrasında ise yeni doğan bebeklerin aylık kontrolleri yine çocuk doktoru tarafından yapılmaktadır.

           Ağrısız  doğum ve Epidural anestezi ile doğum hasta isteğine göre yapılmaktadır. Epidural anestezi yapılmış, Travmada olan bir gebe,  fetal kalp atışlarının bozulması, doğumun ilerleyememesi gibi nedenlerle normal vajinal yoldan doğum mümkün olamıyorsa  aynı anestezi ile acil olarak sezaryene alınabilir. Doğum sonrasında tüm bebeklerin fenil ketonüre ve konjenital hipotroid  hastalıkları taranmaktadır. Böylece çocuklarda zeka geriliğine neden olan ve tedavisi basit tedbirlerle mümkün olan   iki hastalık, erken dönemde teşhis edilerek  çocuk geri zekalı olmaktan kurtarılmaktadır. Jinekoloji bölümünde  jinekolojik kanserlerin erken teşhisi, tedavisi çocuk özlemi duyan  çifterin kısırlık tedavileri, çeşitli hormon bozuklukları, adet düzensizlikleri, ağrılı adet ve ilişki, menopoz ve onun getireceği problemlerin teşhis ve yönetimi yapılmaktadır. Doğum sonrası çiftlere, aile planlaması danışmanlık verilmektedir.

Jinekoloji servisimizde her türlü jinekolojik, onkolojik ameliyatlar yapılmaktadır.

 

ANNELİĞE İLK ADIM

GEBELİK

 Sperm ve yumurtanın döllenmesine takiben oluşan normal gebeliğin ortalama süresi son adetin başlangıç gününden itibaren hesaplanarak 280 gün – 28 günlük, aylardan 10 ay-40 haftadır. Bu 40 haftalık  gebelik süresi  içinde  anne vücudunda bir takım değişiklikler meydana gelirken bebekte iki hücreden  itibaren  sürekli büyüme ve gelişme süreci  yaşamakta ve dış ortam şartlarına ayak uydurabilecek  hale geldikten sonra olağanüstü sayabileceğimiz doğum mekanizmasıyla dünyaya gelmektedir. Tabii bu süreç her zaman olağan koşullarda devam etmeyebilir.

Normal şartlarda sağlıklı bir gebelik geçirmek her kadının arzusudur. Bunun için bir çift; çocuk sahibi olmayı arzu ettiklerinde, bir jinekoloğa başvurmalıdırlar. Genel bir jinekolojik muayene sonrasında gerekli testlerden sonra  anne adayının sağlık problemi olmadığı kanıtlandıktan sonra gebe olmasına müsaade edilir. Bazı küçük önlemlerle ileride yaşayacağınız bir çok olumsuz durumları bertaraf edilebilmektedir. Örneğin küçüklüğünde kızamıkçık enfeksiyonu geçirmemiş, kızamıkçığa karşı bağışıklığı olmayan bir kadın, gebe kaldığında kızamıkçık geçirmekte olan bir çocuk ile karşılaşırsa, kendisi hastalığı belki çok hafif geçirir. Ancak karnında taşıdığı bebeğinde kalıcı hasarlar meydana gelir. Burada yapılacak şey anne adayında küçük bir kan testi ile kızamıkçığa karşı  bağışıklığı olup olmadığını öğrenmek, eğer bağışıklığı yoksa aşılandıktan sonra gebe kalmasına müsaade etmektir. Bunun gibi toxoplazma denen  kedi köpek teması, çiğ et ve topraktan bulaşabilen hastalığında tedavisi mümkündür. Keza diabetik annelerin çocuk arzusu durumunda, gebe kalmadan 2-3 ay öncesinde  kan şekeri düzeyleri iyi ayarlı olursa konjenital (doğumsal) anomalili çocuk doğurma sıklığı azaltılabilmektedir.

Günümüz teknikleri ile adet gecikmesinde bir iki gün sonrasında gebeliği tespit etmemiz mümkündür. Bu arada  anne adayları, biz obstetrisyenlerin sıklıkla kullandığı ultrasonografi tekniğine korku ile yaklaşıyorlar. Ancak ultrasonografi, normal bir gebeliğe zamanı olmayan yüksek frekanslı ses dalgaları ile çalışan bir alettir ve bunun röntgen ışınları ile yakın yada uzak bir ilişkisi yoktur, gebelikte kullanımı güvenlidir.

Gebeliğin teşhisi için  erken dönemde artık idrar testlerinden çok yerine kanda bakılan gebelik hormonunun testini yapıyoruz, Bu dönemde rahim içinde gebelik kesesini görmemiz yönünden bize çok yardımcı yöntemlerden biride  vajinal yoldan ultrasonografik muayenedir.

        

Erken gebelik trans vajinal USG ile 5. haftada gebelik kesesi, 6. haftada embriyo ve fetal kalp aktivasyonu rahim içinde görülen gebelik hormon tayını ve

rahim içi gebelik kesesinin gözükmesi dış gebelik olasılığını ekarte eder.

Gebeliğin ilk üç ayında düşük sıklığı fazladır. İlk üç ayda düşükle sonuçlanmanın en sık nedeni %70 kromozom anomalileridir. Bu şekilde aslında bize biraz  can sıkıcı, kötü gibi görünse de, bu olay doğal bir  seleksiyondur. Yani hayatla bağdaşamayacak  kadar kötü anomalileri olan bebeklerin erken dönemde temizlenmesidir.

 Üst üste üç tane düşük yapan  çiftlerin mutlaka araştırılmaları  ve  bu araştırmalar içerisinde genetik tetkik yaptırmaları uygundur. Bu araştırmaların neticesinde bazı düşükler  küçük basit tedbirlerle önlenebilmektedir. Akraba evlilikleri ile özellikle ailesel geçişli  bazı metabolizma hastalıkları ve bazı kromozomal hastalıkların ortaya çıkma sıklığı artmaktadır. Görünürde hiçbir hastalık yakın  aile fertlerinde bilinmese dahi, çekinik olan bazı gen karakterleri; çiftlerin benzer olma durumunda baskın  vasıf almaları mümkündür. Sağlıklı bir gebelik süresi geçirmek ve sonunda sağlıklı bir bebeğe sahip olmak bir anne adayı için son derece mutluluk vericidir.

         Anne adayları bebeklerini ellerine almadan karnındaki bebek için hep endişelidirler. Halk arasında yaygın söylenişi ile eli ayağı düzgün olmak aslında genel anlamda sağlıklı bir bebeği anlatmak için kullanılıyor. Siz anne adayları gebe olduğunuzda erken dönemde müracaat ettiğiniz doğum hekimi sizin için gerekli olan araştırmaları yapacak  ve sizin normal bir gebelik sürecinde olduğunuz mu  yoksa  yüksek riskli gebe misiniz? Bunu saptayacaktır.

Yüksek riskli gebelerde kontroller daha sık ve detaylı yapılacaktır.

         Bebeğin anomalileri yönünden ilk araştırma 11-14 gebelik haftalarında yapılır. İkili testte fetusun NT. (nuchal translusensi) ölçülür, kanda belli değerlere bakılarak mongol (down Trisomy 21 sendromu), Trisomy 18, Trisomy 13, noral tüp defekti olma riski belirlenir.

Bu test yakın yıllarda 16-20 haftalar arasında yapılan üçlü testten daha hassas bir testtir. Tanısal değer %60’lara varabilmektedir. Bu testle anomalili bebeklerin erken dönemde  tanınmasını sağlama yönünde yapılan tarama testleridir.

Sonuçlar sadece risk grubunu belirler. 35 yaş ve üzeri anneler yaş itibari ile yüksek riskli sayıldıklarından tekrardan risk ölçümü önerilmez.

35 yaş üzeri anneler, daha önceden  anomalili bebek sahibi olanlar, genetik yük taşıyanlar ve ikili testte ve üçlü testte yüksek risk grubunda çıkanlar için 16-20 gebelik haftalarında  amniosentez yapılarak gerçek  kromozom analizi yapılır ve kati teşhis konur. Yine erken dönemde kromozom anomalilerini belirlemek amacıyla 9-12 haftada  koryon villus biyopsisi yapılabilir.

 

Daha ilk doktor  vizitinde anne ve baba adayının kan gruplarının, annenin tam kan sayımı, kan şekeri, üre ve Hepatit B, Hepatit C, HIV virüsü, Toxoplazma  taşıyıcılığı aranır.Hepatit B taşıyıcısı olan anneler, bebeklerine doğar doğmaz Hepatit B aşısı ve  bağışıklık olarak da Hepatit b inmunoglobulin verilerek bu hastalığa karşı bebek koruma altına alınmış olur.

Anne adaylarının dengeli beslenmeleri, sağlıklı bir bebek doğumu açısından çok önemlidir.

 Gebeliğin bir anne adayına getireceği ek kalori  ihtiyacı günde 300  kilo kaloridir.Gebeliğin  ek kalori tüketimi, gebelik süresince eşit dağılım göstermez. Gebe kalmayı izleyen, ilk birkaç hafta boyunca en az düzeydedir. İlk üç ayın sonuna doğru hızlı bir artış gösterir. Gebeliğin geri kalan süresi içinde genellikle sabit kalır. İkinci üç ay içinde kilo artımı anneye aittir.Bebek son üç ayda kilo alır. Normalde gebelikle kilo artışı 9-11,5 kg  olarak kabul edilmektedir. Başlangıçta kilo fazlası olan gebelerde, gebelik süresince  optimal kilo artımı 7 kg, kilo eksiği olanlarda ise 14 kg.dır.

Aşırı kilolar gebelikte tansiyon yüksekliği ve diabet için risk oluşturur.

Genellikle gebelikte kilo verilmesi önerilmez. Gebelikte vitamin ve minerallere gereksinim artar. Ancak bazı vitaminlerin özellikle gebeliğin ilk üç ayında, fazla düzeyde alınması teratojen ( sakatlıklara yol açan ) etkilidir. Örneğin A vitamininin belli düzeyin üzerinde  alınmasa teratojen  etkilidir.

Gebelikte, diyetinize etkileyeceğiniz mineraller, demir, kalsiyum ve çinko gerek bebeğin sağlıklı gelişimi, gerekse  annenin dengeli gebeliği  açısından önemlidir.

Anneye kalsiyum- Demir(Fe), folat ve B vitamininden zengin gıdalar önerilir. 3. aydan sonra ise diyete dengeli vitamin, demir, kalsiyum doktorumuz tarafından önerilecektir.

         Gebelikte seyahat, gebelerin sıkça doktora danıştıkları durumlardan biridir. Düşük tehdidi,  erken doğum tehdidi, kanamaya neden olabilecek placenta  previa  ( çocuk eşinin rahim ağzına yakın olması yada tam kapatması ) gibi özel bir durum yoksa seyahate uygun koşullarda müsaade edilir. Gebelerde uzun süre aynı pozisyonda kalmak bacak kan dolaşımını bozacağından varislere ve damar içi kan pıhtılaşmalarına yol açacağından seyahat esnasında  sık sık mola vermek, bu sırada gebeye kısa bir yürüyüş önerilir. Basınç kabinleri ayarlanmış uçak yolculuğu gebeler için güvenlidir.

         Gebelerde ağız sağlığı önemlidir. Problemli dişler gebelik esnasında tedavi edilebilir.

 Gebelikte özellikle doğuma hazırlık yönünden 5 ve 6. aydan sonra doktor kontrolünde yorucu olmayan egzersizler önerilebilir. Bunlar arasında kalça kaslarını güçlendiren egzersizler, karın kaslarına yönelik egzersizler, soluk alıp verme ve ıkınma egzersizleri vardır. Yorucu beden derecesini artıran dakika nabız sayısını 120 üzerine çıkaran egzersizler zararlıdır.

         Cinsel ilişkiye herhangi bir (düşük tehdidi, erken doğum tehdidi, plasantanın rahim ağzına yakın yerleşimli oluşu gibi durumlar dışında) gebelik  evresinde son aya kadar müsaade edilir( 8. ay sonuna kadar).

Anne adaylarının diğer bir endişesi de doğumun nasıl olacağıdır. Sıklıkla anne adayları doğum hekimine doğumun normal mi yada sezaryenle mi olacağı konusunda soru yöneltirler. Birkaç kesin durumun dışında henüz doğum olayı başalamadan doğumun sezaryen ile mi yoksa vajinal yoldan mı  olacağı kesinlik kazanmaz. Bir gebeye önceden sezeryen olacağını söyleyebilmek için çocuğun eşinin önde olması ( plasenta previa ), çok iri bebek (4500 gr. Ve üzeri) annenin pelvisinin çok dar olması, bebeğin geliş anomalileri ( ters olması) annenin eskiden geçirilmiş rahim ameliyatları (myomektomi, metroplasti gibi) dışında doğumun nasıl olacağını söylemek mümkün değildir. Bazen çocuğun eşi gününden önce ayrılır. Çocuğu  besleyen eş anne rahminden ayrılınca bebek yeteri kadar besin ve oksijeni anneden alamaz ve anne karnında ölür. Bu durum çok acildir, bebek hayatını tehdit ettiği gibi annenin de yaşamsal riski vardır. Acil sezaryen yapılarak bebek ve anne yaşamı kurtarılabilir.

Anne karnında gelişme gerilikleri, prematüre doğumlarda sezaryenle doğum tercih edilir.

         Normal doğumun üç evresi vardır. Bunun ilki ağrılar ve rahim kasılmaları ile rahim ağzının yumuşayarak açılması, tam açılma olduktan sonra yine rahim kasılmaları ve annenin ıkınmaları ile bebeğin doğuşu üçüncü evrede plasentanın ayrılışıdır. Bütün bu eylem sırasında bebeğin içeride oksijensiz kalmasının tespiti, rahim açılmasının durması, doğumun ilerleyememesi durumlarında da normal bir doğum takip edilirken sezaryenle sonuçlanabilir.

Gerek normal doğumun gerekse sezaryenin amacı sağlıklı bir anne ve ona verebileceğimiz sağlıklı bir bebektir. Ülkemizde halen doğum esnasında anne ve bebek ölümleri gelişmiş ülkelere oranla çok daha fazladır. Bunlar arasında kırsal kesimlerde, evde yalnız ebe yardımı ile doğum hala süregelmektedir. Kırsal kesimde ki insanlarımıza ehil ellerde doğum imkanı sunduğumuz takdirde bu oranın çok hızlı olarak düşeceğine eminim.

Jin.Op. Dr. Zehra ÇETİNKALE

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm.